Onu Paramparça dizindeki atarlı ergen Ozan olarak tanıdık. Eminiz Beyaz Şov’a katılsa ‘Yapma Ozan, etme Ozan’lardan sağlam komik bir kolaj çıkabilirdi. Şimdi olgunlaştı reyting rekorları kıran Kırgın Çiçekler’in yakışıklı komiseri olarak evlerimize girdi. Atarlı giderli derken röportaj çekimlerini gerçekleştirdiğimiz Karaköy Kapı Bar’dan içeriye adeta ekibin bir parçası kadar sıcak, çekimler bitince ‘hadi bir şeyler yemiyor muyuz yorulduk yahu’ diyecek kadar tatlı, komik ve ‘atarsız’ Burak Tozkoparan ile şahane bir röportaj gerçekleştirdik. Bu arada bir dip not: ‘Bu sefer farklı bir şey olsun Eva dedin Burak’çım ama cevaplardan bu kadar çıktı’

Diziyle başlayalım. Evin ergen çocuğundan komiserliğe terfi etmek nasıl bir duygu?

Her şeyden önce oyunculuk kariyerim için çok güzel bir adım olduğunu düşünüyorum çünkü bambaşka bir karakteri canlandırmaya çalışıyorum. Bu sayede farklı deneyimler yaşıyorum. Oyunculuğumun daha farklı bir boyut aldığına, geliştiğine inanıyorum. Paramparça’da oynadığım Ozan’dan sonra ister istemez farklı bir karakterle izleyici karşısına çıkmak istiyordum. Komiser Ali benim hayalini kurduğum karakterle birebir aynı olmasa da benzer noktaları çok fazla, bu nedenle fazlasıyla mutluyum.

Paramparça ekibi ile görüşüyor musun? Kalıcı dostluklar kurabildin mi?

Paramparça benim için gerçek anlamda bir aileydi, tabii ki birçok arkadaşımla iletişimim devam ediyor ve hayatımın sonuna kadar da devam edeceğini düşünüyorum, özellikle Civan Abi’nin (Canova) ve reji ekibinin yeri bende ayrı.

Kırgın Çiçekler büyüdüğün mahallede çekiliyormuş. ‘Biz senin kısa pantolonlu hallerini bilirdik’ durumları yaşanıyor mu? Var mı ilginç olaylar?

Bu olay gerçekten bana kaderin bir cilvesi gibi geliyor. Geçen gün baskın sahnesi çekmek için bir evdeydik, mekanın sahibi abi gelip bana “sen Avni’nin oğlu değil misin” dedi. Sonradan öğrendim ki o adam babamın yıllarca birlikte iş yaptığı biriymiş. Lise yıllarımda çekirdek-kola takıldığım yerlerin karşı kaldırımında artık mesleğimi yapıyorum. Lisemin önünden yürüyerek sete gidiyorum. Kuzenlerimle yolda karşılaşıyorum. Kırgın Çiçekler’in okul sahnelerinin çekildiği yer de halihazırda eğitim aldığım okul. Hatta geçen bir sahne de okuldaki green box sınıfında çekildi. Tesadüfler bitmiyor. Açıkçası ben de şaşkınlıkla izliyorum.

Malum hepimiz fanlarla yatıp kalkıyoruz. Seninkilerin de maşallahı var. Aranız nasıl? Onlarla ilgili ilginç bir anı ve iletmek istediğin mesaj?

İyi ki varlar, onlar olmasa hiçbir anlamım yok. Sayelerinde daha iyi yerlere geliyorum. Destekleri hep benimle olur umarım, elimden geldiğince onlarla iletişim kurmaya çalışıyorum. Sosyal medya aracılığıyla ve gerçek hayatta onların verdiği destekler sayesinde kendimi çok mutlu ve güçlü hissediyorum. Hepsini çok çok seviyorum.

Çekimlerde rockstar gibiydin. Müzikle olan bağlantını da biliyoruz. E o zaman neyi bekliyoruz?

Halihazırda birkaç proje üzerinde çalışıyorum. Çok yakında enstrümantal bir EP yayınlayabilirim. Takipte kalın!

Ufukta sinema var mı?

Büyük konuşmamak lazım ama bir aksilik olmazsa bu yaz bir filmde oynayacağım.

Gözünü açar açmaz ilk yaptığın şey ne?

Tabii ki müzik açmak.

İlişkide yaş farkı ne kadar önemli?

Bence kafalar ortak noktada buluşabiliyorsa, yaşın da önemi kalmıyor.

Hayatında biri var mı? Olsa da söylemez misin?

Şu an yok, olduğunda zaten saklamıyorum.

Hiç reddedildin mi? Evetse ne zaman?

Evet, reddedilmeyen erkek mi varmış?!

Annenle olan bağını biliyoruz. Ana kuzusu musun? Aile senin için ne demek? Onlarla birlikte mi yaşıyorsun?

E tabii bayağı ana kuzusuyum, ailenin anlamı çok derin, gerçekten süslü püslü şeyler söyleyemem ama aile her şeydir benim için.

Ünlü olduktan sonra arkadaş ortamın değişti mi?

Asla! Halen aynı arkadaşlarımla, aynı etkinliklere devam.

Ekranda soğuk bir ifaden var. Ama normalde fazlasıyla sıcakkanlı, samimi ve eğlencelisin. Komedi yapmak ister miydin?

Çok isterdim, hatta komik bir Laz çocuğu oynamayı çok isterim; biz Laz olduğumuz için şivesi olan bir ailede büyüdüm dolayısıyla böyle bir rolün altından kolaylıkla kalkabileceğime inanıyorum.

SPOT:
Pek çalışkan sayılmam

Okulla aran nasıl?
Ortalama bir öğrenciyimdir, tembel asla değilim ama çalışkan da sayılmam. Oyunculuğa başladıktan sonra vakit bulamadığım için okulu dondurma kararı aldım.

Deri olmadan asla!

Modayı takip ediyor musun? Alışverişe çıkmayı sever misin? Hangi markalarla aran iyi?

Yıllardır deri ceket, siyah kot, basic tişört ve bot giyiyorum. Modayı yakından takip ettiğim söylenemez, kendime yakıştırdığım şeyleri giyiyorum. Rahatlık önceliğim.

Diyelim ki özel biriyle randevun var ve senin için çok önemli. Nasıl hazırlanırsın?

Deri mont giyerim! (gülüyor)

Olmazsa olmaz 3 şey?

Davulum, bilekliğim ve telefonum.

Toplu taşıma kullanıyor musun? Metrobüste sana denk gelip ‘Biraz ilerler misiniz’ deme ihtimalimiz yüzde kaç?

Genelde araba kullanıyorum ama dolmuşta görülme ihtimalim yüzde 95.

Takıntıların var mı?

Takıntı diyemem ama evin bir köşesinde küçük bir stüdyom var. Orada biraz gitar ve davul çalmadan günü tamamlayamıyorum.

Günlük hayatta en tahammül edemediğin şey?

Son günlerde çok başıma geliyor, matkap sesiyle uyanmak artık katlanılmaz bir hal aldı.

Röportaj: Eva Aksu
Fotoğraflar: Emre Yunusoğlu
Styling: Başak İlker Hızlı-mow.agency
Saç: Akın Ünal
Asistan: Hakan Yıldırım