ARZUM PAZARLAMA VE ÜRÜN GELIŞTIRMEDEN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

Mehtap Yıldız

Neredeyse tam 1 yılımızı evlerimizde geçirdik, bu süreçte tüketicilerine en yakın markalardan biri de Arzum oldu. Hatta nostalji dolu bir kampanya ile de tüketicileri ile arasındaki bağı güçlendirdi… Pandemi dönemi nasıl geçti? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu dönemi?

Evet, biz gerçekten bu dönemde en az etkilenen sektörlerden biriydik. Uzun geçen bu süreçte tüketicilerimizin ev içerisinde de hep yanındaydık. Bir yandan ev içerisinde onlarla bir hayatı paylaşırken bir yandan da uzun vakit geçirdikleri sosyal medya platformlarında beraberdik. Aramızdaki bağı güçlendirmek adına, motivasyonlarını yüksek tutmak adına elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. ‘Bizim Ortaklığımız’ kampanyası ile 50 yılı aşkın köklü tarihimize nostalji dolu bir yolculuk gerçekleştirdik. Kendi çocukluğumuza, büyüklerimizin
gençlik yıllarına döndük. Onların da Arzum’la yaşadığı onlarca deneyim var, hep hayatlarındaydık. Şimdi koca bir yeni nesille birlikteyiz,
onlarla da keyifli bir ortaklığımız var. Pandemiyle birlikte sağlıklı beslenmeyi odağına alan bir tablo ile karşı karşıyaydık. Konu sağlık olunca bu dönemde direncimizi yüksek tutmak gerektiğinden yine okları sağlıklı beslenmeye çevirdik. Detoks içeceklerinden sağlıklı birçok içeceği birkaç dakika içinde kolayca hazırlayabileceğiniz Shake’n Take kişisel blender’ımız, Panetti ekmek yapma makinemiz, elektrikli modern sefer tasımız Foodie bu dönemin yıldızı oldu diyebiliriz. Bazı ürünlerimizin stokları bitti hatta.

Sefer tasına bambaşka bir boyut getirdiniz, ofislerimize giderken bize çok faydası olacak…

Evet, çok şık, çok kompakt bir tasarımla her yere rahatlıkla taşıyabileceğiniz bir sefer tası bu, Türkiye’de de bir ilk. Açıkçası ben bu dönemde yanımdan ayırmıyorum. Ağırlıklı olarak evden çalışmaya devam etsek de ofiste olduğum günlerde evde hazırladığım sağlıklı yiyeceklerimi Foodie ile yanımda taşıyabiliyorum. Buharda pişen lezzetleri ofisimde kolaylıkla hazırlayabiliyorum. Hijyen konusu için de tercih sebebim.

İnovasyonla özdeşleşen bir markasınız ve Arzum’da ürün geliştirmeden de sorumlusunuz… Çok ses getiren inovatif ürünlerinizden kısaca bahseder misiniz?
Evet Pazarlama şapkamın yanında kurumumun Ar-Ge ve Ürün Geliştirme fonksiyonunu da yönetiyorum. Stratejimizin merkezinde inovasyon var ve şirketin 5 yıllık inovasyon stratejisi ile tüketici trendlerini aynı potada eriterek kategori stratejilerini şekillendiriyorum. Teknoloji ve inovasyonu bir arada sunarak tüketicilerimizin hayatını kolaylaştırmak Arzum olarak, her zaman birincil önceliğimiz oldu. Örneğin bunun göstergelerinden biri olarak, ev temizliğinde bir devrim yarattık ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Nesnelerin Interneti (IoT) teknolojisiyle Arzum Olimpia Smart toz torbasız siklonik süpürgesini tüketicilerimizle buluşturduk. Olimpia Smart ile artık tüketicilerimiz süpürgelerinin performans verilerini ölçebiliyorlar. App Store veya Google Play üzerinden indirilebilen Arzum Olimpia uygulaması ile süpürgenizin çalışma süresini evde olmasanız dahi takip edebilir, toplam ve anlık güç tüketimini görüntüleyebilir, filtrelerin doluluk oranlarını takip edebilirsiniz. Olimpia Smart ile ilgili beni en çok heyecanlandıran kısmı ise tüm patenti Arzum’a ait ancak fikir sahibi benim.

Arzum’da kadın çalışan oranı nasıl? Arzum’da cinsiyet eşitliğinin sağlanması için neler yapıyorsunuz?

Toplumsal fırsat eşitliğini benimseyen bir markayız Arzum olarak. Şu anda şirketimizde toplamda %38 çalışanımız kadın. Kendi ekibimde de kadın oranı çok yüksek. Bu oranı yüzde elli noktasına getirmek en büyük hedeflerimizden biri. Burada kadınların farklı bakış açılarına, stratejik değerlendirmelerine gerçekten de çok güvenen bir şirketiz. Her konuda onların da kendi değerlerini farkında olmasını istiyoruz ve bunun için de çaba harcıyoruz. Şirket olarak kadınlara verdiğiniz değeri hissettiğimiz birçok projeniz var. Arzum Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası da bunlardan bir tanesi… Evet 13 yıldır ara vermeden üstlendiğimiz Arzum Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası sponsorluğumuzla ‘Satrançta da kadınların yanında Arzum var’ diyoruz. Her alanda olduğu gibi bu alanda da kadınların zekasına, çevikliğine güveniyoruz. Arzum olarak, satranç alanındaki potansiyelin her geçen yıl artması bizi de heyecanlandırıyor. Lisanslı sporcu sayılarındaki artış yükseldikçe uluslararası yarışmalardaki başarılarımız da artacaktır, en büyük isteklerimizden biri de Türkiye’den bir dünya şampiyonu çıkması.

Kadınların iş hayatında başarılı olması için tavsiyeleriniz neler olur?

Ben zihnin oyunlarına çok inanıyorum, bu anlamda da çok okuyorum. Kendim koçluk eğitimi de aldım. Sertifikalı bir koçum da aynı zamanda. Şunu çok görüyorum, zihnimizin bize yarattığı bariyerler bizi aslında çok frenliyor. Yani biz kadın olduğumuz için bir şeyleri yapamayacağımıza dair inancımız ya da bize o dezavantajları gösterenlere çabuk ikna olmamız zaten bizi hemen bir adım geriye itiyor. Bizim kadın ya da erkek, yapmak isteyip de yapamayacağımız hiçbir şey yok. Çok çalışmak gerekiyor evet bu doğru, gerçekten çok çalışmak gerekiyor. Kadınların şunu çok iyi bilmeleri lazım ki; hem anne, hem eş, hem çalışan kadın olmamız çok güzel. Problem çözme, zaman
yönetimi gibi konularda uzmanlaşmamızı sağlıyor. En önemlisi kişileri kutularda görmek istemiyoruz artık. Projelerde çalışsınlar, platformda çalışsınlar kutuların dışına çıksınlar istiyoruz. Herkesin şirketimizde birer küçük girişimci olarak çalışmasını istiyoruz. Bunun çok faydasını görüyoruz. Dolayısıyla elimizde aslında zaten müthiş bir avantaj var. Bunları becermenin getirdiği yetkinlikle, ortalama bir
çalışandan çok daha hızlı bir şekilde birçok konuda yol alabiliyoruz. Bu da kadını çok güçlendiren bir özellik. Bireysel olarak da
çok yakından ilgilendiğim bir konu bu. Perakende sektöründe kadın yöneticilerin gelişimini hedefleyen Lead Network’te mentorluk yapıyorum. Teknolojide kadın derneği WTech’te de çeşitli rollerde görev alıyorum. Özellikle kadın girişimcileri odağına alan ve kadın yatırımcılar ile girişimcileri bir çatıda toplayarak bu anlamda Türkiye’de bir ilki de sahiplenen ARYA Women’da mentorluk, eğitmenlik ve chapter yöneticiliği yapıyorum.

Pazarlama şapkanızdaki başarılarınızdan da söz etmek isterim biraz… Fortune Türkiye’nin araştırması kapsamında belirlenen ‘En Etkin 50 CMO’ listesinde de yer aldınız geçtiğimiz ay, tebrik ederiz. Bu alanda son dönemde dikkat çeken projeleriniz neler oldu?
Arzum olarak biz her dönem inovasyon, farklı tüketici kitlelerine ve pazarlarına yönelme, yeni işbirlikleri gibi yöntemlerle heyecanı, tutkuyu ve ilgiyi daima diri tutuyoruz. 2019 yılında, tüm dünyanın tanıdığı, yüksek performans ve tarz sahibi olma ile özdeşleştirilen Ducati markası
ile gerçekleştirdiğimiz işbirliğimiz başarı örneklerimiz arasında. Türkiye’de bir ilke imza atarak modayı elektrikli ev aletleri ile buluşturduğumuz Arzum X Beymen Club koleksiyonu da dikkat çeken başarılı bir projelerimizden oldu. Arzum OKKA markamızla da birçok başarıya imza atmaya devam ediyoruz. Şu anda dünyanın birçok ülkesinde Arzum OKKA Türk kahvesi makinelerimiz var. Bugün dünyada milyonlarca kişiye Türk kahvesini sevdiren marka olmanın gururunu yaşıyoruz. 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nde, “Dünyaya Türk Kahvesini Sevdiren Marka: Arzum OKKA” sloganlı çok özel bir reklam filmi ile 7 ülkede yer aldık. Reklam filmimizde farklı kültürleri bizim kültürümüzle harmanladık. Arzum OKKA’yla Türk kahvesini hakkını vererek yudumlayanlar bu filmde buluştu. Sosyal medyada inanılmaz bir paylaşım trafiği yaşandı filmimizle, Türk kahvesi severlerin hızla sahiplendiği ve keyifle paylaştığı bir film oldu. Çok yakın bir zamanda da başka bir ülkede etkileyici bir kampanya gerçekleştireceğiz.