HOŞ, BAKIMLI, ÇALIŞKAN VE BAŞLADIĞI İŞİ KESİNLİKLE BİTİRMEYİ SEVEN BİRİ YVES ROCHER TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ ELİF BERKER. DOĞALLIĞI, GÜLERYÜZÜ VE YARATTIĞI AİLE ORTAMI SAYESİNDE, OFİSTEKİ ENERJİYİ HER DAİM YÜKSEK TUTAN BERKER İLE MODA, GÜZELLİK VE KARİYER ÜZERİNE KONUŞTUK.

Nerelisiniz?
Ailem Bulgar göçmeni. Ben İstanbul’da doğdum.

Hangi okuldan mezunsunuz?
Saint Michel Fransız Lisesi’ni birincilikle bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’ne devam ettim. İkinci yılımda okul bursuyla Amerika’da Wisconsin Üniversitesi’ne gidip finans ağırlıklı işletme okudum.

Çalışkan bir öğrenciydiniz o zaman…
Çok çalışkandım evet ama aslında bu durum benim için yaşamın ciddiyeti gibiydi. Mesela, 10 üzerinden 5-6 nasıl alınır bilmiyorum. Bir şeyi ya bilirsiniz ya da bilmezsiniz gibi düşünürüm hep.

Öğrenciyken iş hayatı deneyimleriniz oldu mu?
Lisedeyken başladım çalışmaya. Plan Tours’da çalıştım. Üniversitedeyken de Pacha Tours’daydım. Tunus’ta Fransa’dan gelen grupları ağırlıyordum. Hiç boş durmadım. Amerika’da derslerim yoğundu ama üniversitenin otelinde resepsiyonisttim.

İnsan ilişkilerini seviyorsunuz…
Kesinlikle… Sonraki kariyerimde de bu belirleyici oldu. Bu yüzden Amerika’da finans bölümünü seçtim, daha çabuk ve kolay bitirebilmek için…

Profesyonel hayatınız nasıl başladı?
Okul bitmeden iş buldum. Bir gıda firmasında muhasebe bölümünde çalıştım. İşimi hiç sevmedim ama yapacak bir şey yoktu. 1 yıl sonra fabrikanın finansal kontrolörü oldum. Ama sıkıldım ve turizme doğru kayma aşkıyla Şikago’da Only Ambassador’da aynı işi yapmaya başladım. Ama hayatımı orada geçirmeyeceğime karar verip Türkiye’ye döndüm 26 yaşımda.

Türkiye’de nasıl ilerledi işleriniz?
Çok iş aradım çünkü satışa geçmek istedim. L’Oreal Türkiye’de finansal kontrolör oldum. Burada ürün ve markalarla çok ilgilenince departman yöneticimiz Jean-Luc Foucher-Creteau, pazarlama bölümüne geçmemi istedi. Ama bir buçuk yıl sonra kendisiyle görüşüp satışa geçmek istediğimi söyledim, kabul etti. Aslında bu bir unvan düşüşüydü ama yine de istiyordum. Ünvanım değil, yaptığım şeyi sevmek önemliydi. Satış temsilcisi olarak başlayıp Türkiye Satış Direktörlüğü’ne kadar yükseldim. Bu dönemde oğlum 3.5 yaşına gelmişti ve kızıma hamile kalınca işimden ayrıldım. Onlarla vakit geçirmek istiyordum.

Nasıl karar verdiniz iş hayatına dönmeye?
Kızım 10 aylıkken Jean-Luc Foucher-Creteau aradı. Yves Rocher’nin uluslararası pazarlar başkanı olmuştu. Türkiye operasyonunu devralmamı istedi. Ben de niyetliydim aslında biraz çünkü yoğun bir iş temposundan standart bir yaşam tarzına geçmek bana iyi gelmemişti. Annem de bu konuyu çok destekledi, çocuklarla birlikteydi. Bunun rahatlığıyla kabul ettim.

OFİS GÜNLÜĞÜ

Sabah rutininiz nasıldır?
6.30’da kalkıp çocuklara kahvaltı hazırlıyorum. Onları 7.05’te servise bindirir bindirmez yatıyorum.

Şirkete kaçta gidersiniz?
Ofise geç gidiyorum. Kimsenin de geliş saatiyle ilgilenmem. Herkes işini yaptıktan sonra benim için önemli değil. Güne uyandığımda yatakta yarım saatimi düşünmeye ayırırım. Zihnim çok açık oluyor ve iş hayatımla ilgili çok önemli kararlar alıyorum. Bu yüzden not defterim her zaman başucumdadır.

Çalışanlarınızda neye dikkat edersiniz?
Burada aile ruhuyla çalışılır. Standart disiplinlerimiz yok, herkesin iç disipline sahip olmasını bekliyorum. Demokratik ortamı suistimal etmeyecek kişilerle çalışmayı severi.

Çalışanlarınızda tahammül edemediğiniz nedir?
İşine önem vermeyen ve göstermelik iş yapan kişiler.

Ofisinizde mutlaka bulundurduğunuz objeler nelerdir?
Çocuklarımın yaptığı küçük objeler var. Geldiklerinde görünce mutlu oluyorlar. Nihai gerçeklik, iyi ve doğruluktur. Buna inanıyorum, arkadaşımın aldığı Yoda da onu temsil ediyor.

SOSYAL YAŞAM

Sizin için ‘dinlenmek’ fiili neyi ifade eder?
Yazlık evimi çok severim. Doğanın bakir olduğu güzel yerlerde bulunmaktan çok zevk alıyorum. Aileme ve iş arkadaşlarıma bağlıyımdır. Onlarla geçirilecek güzel zamanlar beni dinlendiriyor.

Son okuduğunuz kitap hangisi?
Arkadaşım Özlem Alkan Karakuş’un yazdığı “Ağır Bir Şey’in Çok Gürültü Çıkarmadan Devrilişi”.

Sevdiğiniz film?
Yıldız Savaşları (Star Wars)

Spor yapar mısınız?
Sabah sporu yapma hayalim var ama mümkün olmuyor. Düzenli değil ama fırsat buldukça pilates yapıyorum.

GÜZELLİK & SAĞLIK

Belli bir kişisel bakım rutininiz var mı?
Yatmadan mutlaka cildimi temizler, tonikle arındırır, gece kremi ve serumumu sürerim. Hepsi 3 dakika sürüyor. Sabahları serum ve kremi yine sürerim. Kendimi iyi hissettiriyor. Haftada iki kere peeling yaparım. Nem maskesi kullanırım. Göz kremimi de mutlaka sürerim.

Makyaj?
Makyajım 5 dakika sürer. Yves Rocher İkili Doğal Bronz Pudrası’nı bambu saplı fırçamızla sürerim. Pembe renkli Jumbo Göz Kalemi, Vertige Longueur Maskara, yaz aylarında Ultra Parlak Yoğun Kalem Ruj ve kış aylarında Grand Rouge sürüyorum. Ojede koyu renkleri severim.

Beslenme alışkanlığınız nasıl?
Gıda reçeteleri kullanmam ama bir takım yaşamsal prensiplerim var. Kötü şeyler yemiyorum. Ağırlıklı olarak yeşillik tercih ederim. Eve sipariş vermem. Gerekirse bir cacık yapar kendimi onunla doyururum.

MODA

Ofise giderken nasıl giyinirsiniz?
Sadeliği ve rahatlığı severim. Mesela tüm yazı Bodrum elbiseleri ve şalvarlarla geçirdim. Toplantım olmadığı günlerde tabii…

Kıyafetlerinizde vazgeçemediğiniz renk?
Beyaz, toprak ve siyah.

Mutlaka kullandığınız aksesuar hangisidir?
Kolye severim. Küpe takmam. Saat kullanırım.

Beğendiğiniz modacı ya da marka var mıdır?
NU, Özlem Süer, Zeckie.

Alışveriş ne kadar hayatınızda?
İhtiyaç oldukça giderim.

Elif Berker’in makyaj çantasından
İkili Doğal Bronz Pudra, Ultra Yoğun Parlak Kalem Ruj, Saten Dokunuşlu Allık, Yıpranmış Saçlar için Onarıcı Şampuan, Yoğun Renkli Ultra Parlak Oje, Gençlik İksiri Etkili 7.9 Gündüz Kremi, Gençlik İksiri 7.9 Göz Kremi, Gençlik İksiri Detoks Etkili Yaşlanma Karşıtı Serum, Kirpik Uzatıcı Hacim Veren Maskara, Çift Kıllı Fondöten Fırçası, Ultra Yoğun Renkli Kalıcı Ruj, Oui A L’Amour Edp.

Röportaj: DENİZ METİN
Fotoğraf: ÖZGÜR KARAKAYA