Soft dokular, net çizgiler ve kendi stil dilini yaratan parçalarla kış gardırobuna sakin ama güçlü bir imza atmaya hazır olun.
Women’s Style Türkiye: Bir gözlüğün sadece bir aksesuar değil, karakterin bir parçası olduğunu düşünüyor musunuz?Sizce insanlar taktıkları gözlüklerle kim olduklarını mı anlatıyor, yoksa kim olmak istediklerini mi?
Seda Gürsu: Kesinlikle bir gözlük, kişinin karakterinin uzantısı. Gözlük takmak aslında bir duruş seçimi. Bazı insanlar kim olduklarını anlatmak için gözlük takar; kendi stilini, özgüvenini ve enerjisini yansıtır. Bazılarıysa olmak istedikleri kişiyi gözlükle tamamlar, tıpkı bir film sahnesinde karakterin kostümünü giyer gibi. Biz Merve Optik olarak bu iki tarafın da hikâyesine dokunmayı seviyoruz.

W.S.: Merve Optik bir insan olsaydı, sizce nasıl bir karaktere sahip olurdu?
S.G.: Zarif ama güçlü, yenilikçi ama köklü. Kendine güvenen, dünyayı takip ederken yerel değerlerinden kopmayan bir karakter olurdu. Merve Optik; klasik çizgileri modern bir vizyonla buluşturmayı bilen, detaylara önem veren ve aynı zamanda sıcak bir ruhu olan bir marka insanı olurdu diyebilirim.
W.S.: Optik sektöründe çok fazla marka var ama ‘ruh’ çok az. Sizce bir markaya “ruh” katan şey nedir?
S.G.: Bence ruh, insana dokunan detaylarda gizli. Marka sadece ürün değil, bir hissi temsil eder. Samimiyet, tutarlılık ve vizyon bir araya geldiğinde o markanın “ruhu” oluşur. Merve Optik’te biz, her markamızın hikâyesine bu duyguyu katmaya özen gösteriyoruz. Çünkü bir gözlük, ancak duyguyla birleştiğinde kalıcı bir etki yaratır.
W.S.: Bir gözlüğün arkasında aslında görünmeyen bir emek dünyası var. Merve Optik olarak perde arkasında sizi en çok zorlayan ama aynı zamanda gururlandıran süreç nedir?
S.G.: En zor ama en gurur verici süreç, kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek. Markalarla çalışırken her detayın mükemmel olması gerekiyor: üretim, lojistik, görsel standartlar… Tüm bu süreçleri aynı anda yürütmek ciddi bir koordinasyon gerektiriyor. Ancak sonuçta her vitrinde o gözlüğü gördüğümüzde tüm emeklerin karşılığını almak paha biçilemez.
W.S.: Gözlük seçerken teknik detay mı, duygusal bağ mı daha önemli? Merve Optik’te müşterilerin daha çok hangisiyle hareket ettiğini gözlemliyorsunuz?
S.G.: Aslında ikisi bir denge içinde. Teknik detay; konfor, kalite ve sağlık açısından olmazsa olmaz. Ama duygusal bağ o gözlüğün “senin” olmasını sağlar. Çoğu zaman önce duygusal bağ kuruluyor, ardından teknik detayla seçimlerini pekiştiriyor. Bir model “bana çok yakıştı”
dedirten o an zaten duygusal bağın kurulduğu andır.
W.S.: Gözlük artık bir ihtiyaç kadar moda unsuru da oldu. Ekonomik koşullar değiştikçe müşterilerin önceliklerinde nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?
S.G.: Müşteri artık çok bilinçli. Eskiden fiyat öncelikliydi, şimdi “değer” kavramı öne çıkıyor. İnsanlar uzun ömürlü, markasıyla gurur duyabilecekleri, kimliğini yansıtan ürünleri tercih ediyor. Uygun fiyat elbette önemli ama artık “akıllı yatırım” gibi bakıyorlar gözlüğe. Biz de bu anlayışa uygun koleksiyonlar ve kampanyalar geliştiriyoruz.
