Nextgen İletişim Kurucu Ortağı Nuray Büyükbaş Avşarer ile zihinsel dayanıklılıktan kadın liderliğine, başarı tanımının dönüşümünden genç liderlerin fark edemediği potansiyele uzanan ilham verici bir sohbet… “Görünmeyen emek en büyük gelişim alanı,” diyen Avşarer, liderliğin sessiz ama derin yüklerini samimiyetle paylaşıyor.

Women’s Style Türkiye: Zihinsel yorgunlukla başa çıkmak için geliştirdiğiniz kişisel bir strateji ya da ritüel var mı?
Nuray Büyükbaş Avşarer: Zihinsel yorgunlukla başa çıkmak için en etkili yöntemim, odağımı değiştirmek. Yoğun tempoda çalışırken zihnin sürekli aktif kalması doğal, ancak üretkenliğin sürdürülebilmesi için zihne de bir nefes alanı açmak gerekiyor. Bu nedenle kısa yürüyüşlerle, müzikle ya da sessiz birkaç dakika geçirerek kendimi resetlerim. Ayrıca, ekip içinde enerjiyi dengede tutmak adına, günün belirli anlarında kolektif olarak nefes alma veya kısa sohbet molaları yapmayı da önemsiyorum. Zihinsel berraklığın, yaratıcı düşüncenin en önemli kaynağı olduğuna inanıyorum.
W.S.: Bugüne kadar sektörde “doğru zamanda yanlış hamle” yaptığınızı düşündüğünüz bir an oldu mu? Geriye dönseniz o kararı nasıl
değiştirirdiniz?
N.B.A.: Bazen en değerli öğrenmeler, doğru zamanda yanlış gibi görünenadımlardan gelir. Ben o anları hata olarak değil, dönüşüm
noktası olarak görürüm. Erken attığımız bazı adımlar belki o dönemde istediğimiz karşılığı bulmadı ama bugün Nextgen İletişim’in
vizyoner duruşunu şekillendiren en önemli deneyimler haline geldi. Geriye dönsem kararı değil, iletişim hızını değiştirirdim — çünkü doğru fi kirlerin de zamana ihtiyacı var.
W.S.: İş dünyasında “başarı” kavramı sizce son 10 yılda nasıl evrildi? Kendi tanımınızı yeniden şekillendirdiniz mi?
N.B.A.: 10 yıl önce başarıyı, ulaşılması gereken bir zirve olarak görürdüm. Bugün ise başarıyı, sürekli gelişen bir yolculuk olarak tanımlıyorum. İletişim sektörü bize gösterdi ki; önemli olan sadece öne çıkmak değil, iz bırakmak. Başarı artık fark yaratmak kadar
fark ettirmekle, büyümek kadar dönüştürmekle ilgili. Bu bakış açısı, Nextgenin vizyonunun da merkezinde yer alıyor.
W.S.: Sizce Türkiye’de kadın liderlerin karşılaştığı en görünmez ama en etkili engel ne? Bunu aşmak için kişisel olarak nasıl bir yol
izlediniz?
N.B.A.: Türkiye’de kadın liderlerin karşılaştığı en görünmez ama en etkili engelin görünürlük eşiği olduğunu düşünüyorum. Yetenek, emek ve başarı çoğu zaman takdir ediliyor; ancak karar mekanizmalarında görünür olmak hâlâ ekstra çaba gerektiriyor. Ben bu durumu aşmak için, kendi sesimi duyurmanın ötesinde, çevremdeki kadınların da sesinin duyulmasına alan açmaya çalıştım. Mentorluk, ekip içinde fırsat eşitliği yaratmak ve kadınların profesyonel özgüvenini desteklemek, benim için kişisel bir misyon haline geldi.
W.S.: Bugünkü Nuray Büyükbaş Avşarer’in, kariyerinin ilk günlerinde kendisine vereceği en radikal tavsiye ne olurdu?
N.B.A.: Bugünkü Nuray Büyükbaş Avşarer, kariyerinin başındaki Nuraya şunu söylerdi: Her şeyi aynı anda başarmaya çalışma, sürece
güven. Başarının sadece hedefe ulaşmak değil, o yolda öğrendiklerinle şekillendiğini zamanla anladım. Acele etmeden, denemekten korkmadan ve gerektiğinde yön değiştirmekten çekinmeden ilerlemek, bana en doğru sonuçları getirdi. Artık biliyorum ki; hız değil, istikrar kalıcı başarıyı getiriyor.
W.S.: Bir iş fi krine yatırım yapmadan önce baktığınız en subjektif, ama sizin için vazgeçilmez olan kriter nedir?
N.B.A.: Bir iş fi krine yatırım yapmadan önce elbette veriye, stratejiye ve potansiyele bakarım; ancak benim için en subjektif ama vazgeçilmez kriter inandırıcılık duygusudur. Fikri anlatan kişinin vizyonuna, tutkusuna ve o işe olan inancına bakarım. Çünkü bir fikri sürdürülebilir kılan şey yalnızca doğru plan değil, o planı yaşatacak kararlılıktır. Samimiyetle inanılan bir fikrin doğru yönlendirmeyle mutlak değer yarattığına inanıyorum.
W.S.: Bir ekip içinde kararların çoğunlukla sizden çıkması mı sizi daha rahat hissettirir, yoksa başkasının önderliğinde ilerlemek mi? Neden?
N.B.A.: Bir ekipte kararların sadece benden çıkması değil, ortak aklın devreye girmesi beni daha rahat hissettirir. Çünkü iletişim sektöründe
yaratıcılığın kaynağı farklı bakış açılarının birleşimidir. Lider olarak yönü göstermekten çekinmem, ancak karar alma sürecinde ekibin fikrini
duymak benim için vazgeçilmezdir. Her zaman şuna inanırım: Kararlar paylaşıldığında, sahiplenme de güçlenir.
W.S.: Genç liderlerde fark ettiğiniz ama çoğu zaman kendilerinin farkında olmadığı en büyük potansiyel nedir?
N.B.A.: Genç liderlerde en çok fark ettiğim ama çoğu zaman kendilerinin tam anlamıyla göremediği potansiyel, esneklik ve öğrenme hızı. Yeni nesil liderler değişime doğal bir şekilde uyum sağlıyorlar; farklı alanlardan bilgi toplayabiliyor, teknolojiyi içselleştiriyor ve kalıpların dışında düşünebiliyorlar. Ancak çoğu zaman bu doğal becerilerini deneyimsizlik olarak görüyorlar. Oysa geleceğin liderliği tam da bu çeviklikte gizli. Deneyim kadar, yenilik karşısındaki merak da bir liderin en değerli sermayesidir.
W.S.: İş hayatınızda sizi en çok zorlayan “görünmeyen emek” neydi? Kimsenin fark etmediği ama sizin her gün taşıdığınız yük neydi?
N.B.A.: İş hayatımda en görünmeyen emek, her koşulda güçlü kalma sorumluluğu oldu. Bir lider olarak ekip için güvenli bir alan yaratmak,
markalar için her zaman çözüm üretebilir olmak, çoğu zaman kendi yorgunluğunu geri plana itmek anlamına geliyor. Kimse fark etmese
de, her gün enerjini yeniden inşa etmek, motivasyonu sürdürmek ve hep yol gösteren kalmak büyük bir içsel emek gerektiriyor. Ama zamanla
öğrendim ki, bu görünmeyen yük aynı zamanda en büyük gelişim alanı; çünkü insan, en çok bu sessiz dayanıklılıkla büyüyor.
