Kanatsız Kuşlar dizisinde Nefise karakterini canlandıran Deniz Bolışık’ı yakından tanıdık.

Oyuncu olmaya karar verdikten sonra hayatınızda neler değişti?
Oyuncu olmaya biraz erken yaşta karar verdim sanıyorum. Aslında karar vermemle birlikte hayatımda bir şey değişmedi diyebilirim. Hatta zorlu bir dönem başladı. Ailemde ve etrafımda hiç oyuncu olmadığı için benim yolum önce okula girebilmekten geçiyordu. Okul hayatıyla birlikte keyifli, zorlu, eğlenceli ve çok önemli bir süreç başladı benim için. Mezuniyetin ardından mesleki anlamda ilk adımlarımı da atmaya başladım. Mesleki hayatımda pek çok şanslı şey yaşasam da geçtiğim yola zorlu ya da patikalı bir yol olarak tarif edebilirim. Ama işinizi yaptığınız her an çok güzel, çok keyifli, her türlü zorluğu unutturan ve enerji veren şekilde geçtiği zaman bunların bir önemi kalmıyor. Oyuncu olma yolunda da bu nedenlerden dolayı hayatım çok özelleşti diyebilirim.
“Kanatsız Kuşlar”ı izleyici çok sevdi. Siz nasıl dahil oldunuz projeye?
Projeyi ve Nefise’nin hikayesini duyduğumda bana da değişik geldi. “Acaba nasıl olur?” diye düşündüm. Dört çocuklu bir anneyi oynamak riskliydi çünkü. Bunun altından kalkabilmek için hem çok çalıştım hem de ekibimiz bana olan desteğini hiç esirgemedi. Seyirci de bizim hikayemize sahip çıktı ve Kanatsız Kuşlar’ı çok sevdi. Projeye dahil olmam da şöyle oldu; Ata Bey beni zaten biliyordu. Daha önceki işlerinde çalışmıştım onunla. Bu rol için beni düşünüp uygun olduğuma inanmışlar ve bir anda kendimi projenin içinde buldum.

Sette geçirdiğiniz saatler bir hayli fazla olduğu için merak ediyorum, özel set ritüelleriniz var mı?
Benim ritüellerim henüz set başlamadan başlar aslında. Güzel bir ekiple ve severek çalışacağım partnerle kesişmek üzerine çok niyet eder ve dilerim. Dolayısıyla aile gibi hissettiğiniz bir ortamda artık, evinizdesinizdir ve işinizi de keyifle yaparsınız. Biz oyuncular ne kadar oyun da oynasak, huzurlu ortamda daha verimli işler çıkartırız. Son işimde çok sevdiğim güven duyduğum bir partnerim vardı. Setteki boşluklarda da genelde de eğlenmeye çalışırım. Çünkü ne kadar gülersek o kadar enerji topluyoruz bence. Hele de iş dram ise, boşluklarda deşarj olmak daha da önem kazanıyor.

Oyunculukta daha iyi olmak adına neler yapıyorsunuz?
Aslında oyunculuk yapmak için sürekli çalışmak gerekir. Bazen yoğun çalışmak kendi içinizde devam eden soru cevap alışverişini çok iyi destekliyor. Böylelikle zihniniz sürekli olarak oyunculuk üzerine çalışıyor. Ama bazen de uzun zaman aynı karakteri oynamak, sizi tek düzeliğe düşürebiliyor. O zaman da eksik kalan taraflar üzerine düşünmek ve o alanlar için egzersiz yapmak gerekiyor. Tiyatro yapabilmek de her deneyimde oyunculuğa bir şeyler katmanın en önemli şeklidir bence. Çünkü tiyatroda her detay üzerine tekrar tekrar düşünür, aynı şeyi oynaya oynaya varılabilecek tüm noktalara varmayı keşfedersiniz. Yurt dışında profesyonel oyucular haftada bir kez bile olsa belirli okullarda oyunculuk çalışmaya devam ediyorlar. Ben de bir dönem üst üste derslere katılmıştım. Yine fırsatım oldukça yurt içinde ya da dışında “workshop” gibi derslere katılmaya özen gösteririm. Yaş aldıkça da mesleğiniz üzerine düşünüp okudukça da ilerleme kat ediyorsunuz çünkü. Bu yol bitmiyor zaten. Ben de ömürlük bir sporcu gibi üzerine düşmeye devam ederek ilerlemeye çalışacağım.

Güçlü bir kadın mısınız? Nedenini öğrenebilir miyim?
Kendimce evet. Ayrıca bence kadın ya da erkek fark etmeksizin insanın karakteri güçlü olmalı. Yani ayaklarınız yere sağlam basmalı. Güçlü olmayı ve etrafımda güçlü karakterli insanlar olmasını seviyorum. Hayata bakış açınızda içinizden gelen güçle destekleniyor ve kalitelileşiyor çünkü.

‘Bir gün mutlaka…’ dediğiniz neler var hayatta?
Hayat değiştikçe bir gün mutlaka dediğim şeyler de değişiyor. Ama eğer kısmetse anne olmak istiyorum. Mesleğimde de, yaşamım sonlandığında iz bırakmış olmayı dilerim. Hatta mesleğim sayesinde iyi şeylere sebep olmayı.
Annenize mi, yoksa babanıza mı karakter olarak daha çok benziyorsunuz?
Galiba genetik olarak huylarım babama daha çok benziyor. Ama gün geçtikçe kendimi tavır ve davranışlar olarak anneme benzer buluyorum. İkisinin karışımı olmak güzel hissettiriyor bana.
Güne başlamanın en güzel yolu ne sizin için?
Ben pek erken kalkmayı çok sevmiyorum. O yüzden en güzel gün, geç başlayan gün oluyor bana. O güzel başlayan güne de bir kahve her zaman iyi geliyor.
Şu an nerede olmak isterdiniz?
Şu sıralar dizim yeni bittiği için yeni yeni tatil moduna geçiyorum. Güzel bir deniz kıyısı ve güneş beni her zaman mutlu eder.

Sizi en çok ne güldürür?
Günlük hayatta bazı durumlarda kendi yaptıklarıma bazen çok gülüyorum. Aynı şekilde arkadaşlarımızla bazı olayların kritiklerini yaparken yine en çok kendimize gülüyoruz galiba ve tabii ansızın patlayan zekice esprilere de dayanamam.
Şu sıra yapmaktan keyif aldığınız en yeni aktivite?
Bu sene yogayla tanıştım. Galiba ömrümün sonuna kadar hep hayatımda olacak. Önü alınmaz bir sevgi duyuyorum. Aynı zamanda bu sene binicilik derslerimi ilerletme şansım da oldu. Yeni olmamakla beraber fotoğraf çekmeyi çok seviyorum.

Stilinizi nasıl tanımlarsınız?
Günlük hayatta rahatlık benim için çok önemli. Rahat edebilmeyi önemsiyorum ama genel olarak pahalı değil ve kaliteli ürünler tercih etmeyi seviyorum. En son aynada kendime baktığımda kendimi rahat huzurlu hissetmem benim için en önemlisi.

Gardırobunuzda en çok hangi parçalar vardır?
Jean, beyaz ve renkli tişörtler. Büstiyer tercih etmeyi de çok seviyorum ve deri ceketler vazgeçilmezim.

Makyajla aranız nasıl?
Bayılırım. Yapmayı da çok severim. Makyaj malzemeleriyle çocuklar gibi oynarım. Sette bile yeni gelen ürünleri açmayı bana bırakırlardı. Her şeyi, her rengi dener kurcalarım.

Ruj, far, allık seçerken hangi renkleri tercih edersiniz?
Günlük hayatta doğal renkleri seviyorum. Daha çok şeftali tonlarına ağırlık veririm. Ruj olarak nude renkleri severim ve far olarak da bakır tonlarını çok kullanırım.

Sizin için aşkta neler önemli?
Kendimi sonsuz bir tatilde hissetme duygusu. Hayattan birlikte keyif alarak, birlikte değişerek, birlikte ilerleyebileceğimi hissetmek beni heyecanlandırır.

Nasıl erkeklerden hoşlanırsın?
Ben biriyle tanıştığımda fiziki değil, ruh halinden etkilenirim. Yaptığı işi iyi yapması ve hayata bakışı kaşından ya da gözünden daha ilgimi çeker. Zeki ve hayatı seven erkekler beni etkiliyor.
Aşkta kaçmayı mı, yoksa kovalamayı mı seversin?
Zaman zaman ikisi de çok zevkli. İstendiğini iyice anlamak, verilen değeri hissetmek için bazen kaçışlar güzel sonuçlar verebiliyor. Ama bir o kadar kovalamak istemek de çok önemli. Aşkta inişler ve çıkışlar sürekliliği besler. Ama en önemli şey sevgi… Sevgi zaten hayatın için de yol alırken bunların hepsini hem yaşatır, hem atlattırır. Yani güzellikleri sevgiyle derinleştirir, zorlukları sevgiyle aşarsınız. Sevgi fedakarlığı da getirir, özveriyi de. Kırgınlık yaşarsanız da direnmenizi sağlar. Dolayısıyla tamir etmenin de anahtarı sevgiden geçer.

İlişkide uyumlu bir insan olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Evet düşünüyorum. Çünkü sevdiğim insanın zevklerini paylaşmak ona eşlik etmek beni mutlu eder ve doğru iletişimle uyumu yakalamak çok kolaydır.

Röportaj: Didem Yeniay
Fotoğraf: Burak Elmalı
Styling: Özgür Yüksel
Saç: Güney Aslan (Garage Hair Repair Studio Caddebostan)
Makyaj: Gizem Ergin
Mekan: The Galata Istanbul Hotel
Fotoğraf Asistanı: Benay Şahin
Pr: Şefkat Peker