O, kariyerinin 11. yılında da kalbinin sesini dinlemeye devam ediyor. İyi müziğin peşinde koşuyor ve sesi, her zaman en güçlü silahı. Hayatını bir de aşkla taçlandırdığı bugünlerde yenilenen enerjisini hissetmemek mümkün değil. Kapak yıldızımız Betül Demir ile yeni albümü “Esas Duruş”u dinlemek için Le Méridien Istanbul Etiler’deki L’Eclipse Bar’da bir araya geldik ve hakkında en merak edilenleri konuştuk.

“Esas Duruş” albümünüz çıktı. Bu albümün öncekilerden farkı nedir?
Esas Duruş, müzik direktörüm Emirhan Cengiz ile birlikte iki yıllık bir stüdyo çalışmamızın ürünü. İçinde biriktirdiğim hikayelerim, isyanlarım, kendimle eğlenişlerim, aşklarım var. Müzikal olarak daha çok ürettiğim ve bırakın artık kendi kendimize taktığımız ünvanları esas olan müziktir, duruşumuzdur dediğim 4. albümüm. Bir yorumcu olarak sektördeki bu aristokrasiden çok sıkıldım çünkü; prensler, prensesler, kraliçeler o kadar fazla ki, neye göre kime göre bu, anlamak mümkün değil.

Çıkış şarkınız “Karabatak”ta ‘hayaller, hayatlar tabii…” diye bir söz geçiyor…
Hepimiz sanal bir dünyada bambaşka hayatlar yaşıyoruz, gerçek hayatlarımız malum… Tüm dünyada durum böyle tabii; sadece bize özgü değil. Şarkıyı Sude Bilge Demir ile birlikte yazdık, hatta bu cümleyi şarkıya ekleyen de tamamen o, bir nevi imzasını attı. Şarkıda karabatak gibi bir görünüp bir kaybolan sevgiliye sen neyin peşindesin öyle bir dünya yok her şey bitti diyorum. Uzatmayı ve uzatmaları gereksiz buluyorum.

Profesyonel müzik kariyerinizdeki 11. yılınız. Hedeflediğiniz yer neresi, bu yolda giderken kimleri hem karakter hem de mesleki olarak kendinize örnek alıyorsunuz?
Hedefim hep en yüksekte… Tabii ki kendi kriterlerim ve müzikal duruşuma göre. Herkesi takip ediyorum, dünya müziği kendi müziğimiz. Ben kendi rüzgarımı yaratmanın peşindeyim. O yüzden örnek aldığım birileri yok. Bir sürü gruplaşmalar var, ama hiç birine yakın değilim. Zaten adımın anlamı “ayrı kök salmış fidan” demek. Herkesten ayrı bir yerim olsun istiyorum ve bunun için çok emek harcıyorum.

Bu yolculuğunuzda sizi yok saymak isteyenler oldu mu?
Elbette oldu ama yok saydığın aslında en çok var olandır. Bak bugün 11. yılımdan, 4. albümümden konuşuyoruz. Ben dünyaya şarkı söylemeye geldim. İşimi aşkla yapıyorum ve yaşıyorum, o yüzden yok sayanlara da hiç gücenmedim. Bilakis beni daha da güçlendirdi hepsi. İnsanın insanı küçümsemesi en büyük yanılgısıdır. Bugün birçoğunu arkamda bıraktım ve geriye hiç bakmıyorum. Hatırladıkça haklı bir tebessüm ediyorum, iyiliklerini diliyorum. Zaten kavga gürültü benim özümle hiç bağdaşmayan şeyler.

İTALYAN STİLİ FAVORİM AMA HER TÜRK ERKEĞİ BUNA UYGUN DEĞİL

Bir kadın stilini nasıl belirlemeli, siz kendi stilinizi belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Bir kadın vücudunu iyi tanımalı ve ruhuyla, hayata bakışıyla birlikte stilini belirlemeli. Ben modayı takip ediyorum ama moda diye üstüme olmayan şeyleri giymiyorum. Son iki yıldır stil danışmanım Derya Çopur. 60’lar ve 70’ler modası en büyük ilham kaynağım. O zamanlardan sevdiğim parçaları (benim stilimde) günümüze uyarlıyoruz.

Bir erkeğin tarzı sizce nasıl olmalı?
İtalyan stili benim favorim ama her Türk erkeği de buna uygun değil, hatta çoğu değil. Erkek stilinde cool duruş her zaman tercihim. Bir erkeğin giyiminden önce bakımlı olması şart, her insan için geçerli bu. Kendinizden emin biriyseniz ne giydiğinizden çok nasıl taşıdığınız daha önemli bence. Doğru tercih edilmiş herhangi bir takım elbise her erkek için çok çekici olabilir, markası mühim değil.

EVRENE “KARŞIMA KİTAP OKUYAN, MÜZE GEZEN BİRİSİ ÇIKSIN” MESAJI YOLLUYORDUM

En güçlü silahınız, bence gülüşünüz. Bugünlerde bir başka gülüyorsunuz…
Ben tüm duygusunu yüzüne yansıtan bir kadınım. Gülümsüyorsam tüm kalbimle, ağlıyorsam da yüzümü döke döke… Ama çok ağlayan biri değilim Allah’tan… Gülmeyi, beni gülümseten insanları seviyorum ve hayatın her anını keyifle yaşamayı tercih ediyorum. Yüzümde en sevdiğim yerim gamzelerim. Aşık olduğumu yüzüme bakar bakmaz anlar her insan, o kadar yükselir enerjim yani. Aşk benim hayat kitim, olmazsa olmazım.
Aşk demişken… Bugünlerde futbolcu Ergin Keleş ile yeni bir ilişki yaşıyorsunuz, her şey nasıl gelişti?
Çok yeni olduğu için çok fazla konuşmayı tercih etmiyorum. Ama çok güzel başlayan, aşkın kavga-gürültü olmadığını kavramış iki insanın bir araya gelmesi, diye anlatabilirim. Birlikte okuduğumuz kitapları, sevdiğimiz her şeyi paylaştığımız eğlenceli biri. Bir buçuk senedir yalnızdım ve evrene hep şu mesajı yolluyordum: “Karşıma kitap okuyan, müze gezen ve dünyayı keşfetmekten zevk alan birisi çıksın artık…”. Nasıl bir enerji yaydıysam gerçek oldu sanırım. Ben erkek arkadaşımın hiç bu kadar derin biri olabileceğini düşünmemiştim ama içinden filozof çıktı diyebilirim.

Klipte görmüştük ama bir gün sizi de nikah masasında görebilecek miyiz?
Benim Barbie bebeklerim bile elinde gitarı, mikrofonu olan rock starlar şeklindeydi. Hiç evlenip çoluk çocuğa karışayım gibi bir hayalim olmadı. Ben çok mutluyum bu durumdan ama beyaz bana çok yakışıyor diye sanırım çoğunluğun beni hep gelinlikle görme arzusu var. Klip dışında geçen yıl oynadığım Sevgi Müzikali’nde de gelinlik giydim.

Gelinliği çok güzel taşıyacağınıza inananlardan biriyim. Böyle hep fit kalabilmenizin sırrı nedir?
Spor yapmayı çok seviyorum. Bazen zamansızlıktan su koyversem de spor hocam Cüneyt Kesecek bir bakıyorum ansızın gelivermiş, hadi pilatese hadi koşmaya diye… Terazi burcu olduğum için estetik takıntım var, net. Bu yüzden paşa paşa spor yapıyorum ve çok da seviyorum. Adrenalin tutkum yüksek olduğu için değişik ekstrem sporları da deniyorum. Kitesurf yapıyorum, bir de paraşüt dersleri almaya başladım.

ÇAĞAN IRMAK FİLMLERİNDEN BİRİNDE ROL ALMAYI ÇOK İSTİYORUM

Yeni projeler için görüşmeleriniz de devam ediyor. Bizi neler bekliyor?
Yeni sezonda İlker Ayrık ile başrolünü oynayacağımız, müziklerini Emirhan Cengiz’le birlikte yaptığımız 52 kişilik büyük bir kadrodan oluşan müzikalimiz var. Yönetmenimiz Müjdat Gezen, oyunun yazarı da Kandemir Konduk. Ben Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde müzik okudum ve en büyük hayallerimden biriydi müzikalde oynamak. Geçen yıl Sevgi Müzikali ile tüm sezon kapalı gişe oynadık. Oyunculuk da çok keyifle yaptığım ikinci altın bileziğim diyebilirim. Müzikaller dışında da oyunculuk yeteneğimi sergileyebileceğim teklifler alıyorum. Ama doğru proje benim için çok önemli. Konserler, imza günleri, tiyatro ve üstüne iyi bir sinema filmi neden olmasın… Çağan Irmak filmlerinin aşığıyım mesela, çok isterim onun bir filminde rol almak. Çünkü müziğin gücünü en saf haliyle işler hikayelerine. “Babam ve Oğlum” en sevdiğim filmidir. Mesela yeni albümümde “havadis” şarkısında o filmden bir repliğe yer verdik. “Gitme diyeydim sana açaydım gollarım”, sözlerini Sadettin Dayıoğlu yazmıştı. Ben okur okumaz besteledim. Çok naif güzel bir kadın şarkısı oldu.

Son olarak, yakın zamanda kaybettiğimiz değerli sanatçı Harun Kolçak ile daha önceki albümünüzde düet yapmıştınız. Ölüm haberini alınca ne hissettiniz?
Harun Kolçak, çok büyük bir müzisyen ve yorumcuydu. Bir o kadar da derin bir insandı. Stüdyoda çalışırken ölüm haberini aldım ve o an dünya durdu. Çok üzgünüm çünkü yapacağı daha çok şey vardı. Kendi adıma seslerimiz bir şarkımda saza söze dönüştüğü için çok mutluyum. Çok fazla anımız var. Birgün buluştuk ve Moda’da özel bir okulda müzik dersleri vermek için toplantı yaptık. Dönüşte Beylerbeyi’nde yemek yiyelim istedik. Harun enerjiye çok inanan biriydi, ben de öyleyimdir. Yolumuz Üsküdar’dan geçecekti. Dedim ki; vakit geç olmasaydı Mahmut Hüdai Camii’ni ziyaret ederdik. Dedi ki; önünden geçmeyeceğiz ama niyet kalptense Allah onu gerçek kılar. Moda’dan bindiğimiz taksinin içinde bir bağış kutusu vardı ve bağışlar o cami için toplanıyordu. İkimiz de şaşırdık ve çok mutlu olduk. Çok ilahi bir andı.

Röportaj & Fotoğraflar: Emre Kara
Stylist: Derya Çopur
Saç: Murat Bayram
Makyaj: Göktuğ Gökhan Yüksel
Mekan: Le Méridien Istanbul Etiler – L’Eclipse Bar
Retouch: Elif Kan
Işık asistanı: Müjdat Bozkır

Mayolar: Raisa&Vanessa for Trendyol (The Kingdom Istanbul)
Pantolon: Trendyol (Kingdom Istanbul)
Kot ceket: Çiğdem Malkoç
Püsküllü yelek: Achelya Uluchay (The Kingdom Istanbul)
Çiçekli beachwear: Achelya Uluchay (The Kingdom Istanbul)