Ekranların önünde büyüyen, hem annesi hem de babası her daim çok konuşulan insanlar olduğu için magazin basının sürekli peşinden koştuğu Mehmet Ali Erbil & Nergis Kumbasar çiftinin çocukları Yasmin Erbil aslında o aykırı görüntüsünün altında son derece mütevazi ve sorumluluklarını bilen bir genç kız. Aynı zamanda kendi deyimiyle o bir ponçik!

“ÇİRKİN ERKEKLERİ BEĞENİYORUM”

Röportaj: Ecem Saral @eechemmm
Fotoğraf: Tunca Sarışen @tuncasarisen
Styling: Irmak Özdener @irmakozdener
Saç & Makyaj: Mesut Özuzun @mesut.ozuzun
Fotoğraf Asist: Dilara Özeren @dilaraaozeren

Women’s Style: Sizi hep Mehmet Ali Erbil’in kızı olarak bildik. Kendinizden bahseder misiniz?
Yasmin Erbil: 24 yaşındayım. Bilgi Üniversitesinde Reklamcılık bölümünde okuyorum. Bence kesinlikle insanların düşündükleri kişi değilim. Beni, çok burnu havada ünlü kızı gibi algılayanlar var. Ama ben geçerken bıcır bıcır bir insanım. Mutlu olmaya çalışan ve oyunculuğa gerçekten tutkulu bir insanım.
W.S: Sosyal medyayı aktif kullanıyorsun. İnfluencer olma yolunda ilerliyorsun diyebilir miyiz?
Y.E.: bence diyemeyiz. Çünkü ben oraya o kadar güzel kullanabildiğimi düşünmüyorum. Çok kendi kafama göre kullanıyorum. Çok beğenme alır diye matematik yapmıyorum. Ya da hikayelerimi çok paylaşayım da reklam alayım diye düşüncelerim olmuyor. Çok kendi keyfime göre kullanıyorum.
W.S: Estetiğin var mı?
Y.E.: Aslında bunu cevaplamak istemiyorum. Cevaplarsam bütün konu bu olacak çünkü 😊 Küçük dokunuşlar var diyelim aslında😊 Bir tane büyük bir şey var öyle diyeyim 😊
W.S: Babanızın sağlık durumuyla da bizi bilgilendirir misiniz?
Y.E.: Şu anda fizik tedavisi devam ediyor. Her geçen gün morali ve sağlığı daha iyiye gidiyor.
W.S: Cesur tavırlarınla dikkatleri üzerine çekiyorsun. Bu tavırlarından dolayı ailenden hiç olumsuz geri dönüş aldığın oluyor mu?
Y.E.: Hiç almıyorum. Hatta hep destek tam destek! Ailemden hiç öyle kötü bir şey almadım. Hep yanımdalar.
W.S: Dövmen var mı? Varsa anlamlarını söyler misin?
Y.E.: Parmağımda “Very much a love “ yazıyor. Aslında Türkçeye çevirdiğinde çok fazla hayattayım gibi bir şey oluyor. Ama ben onu çok fazla hayat doluyum anlamında yaptırdım. En kötü zamanda bile o anda kalıp keyif almaya çalışıyorum. Bir de o zaman aşıktım ben, 17 yaşında yaptırdım. İlk aşkımı bulmuştum. Sonra bitti tabii, ne olacak?
W.S: Sizi hiçbir erkekle yan yana görmedik. Sevgilin var mı? Babanın ya da annenin bu konuya bakış açısı nedir?
Y.E.: Şu anda hayatımda kimse yok. Ama babam kesinlikle dışarıdan gözüktüğü gibi rahat değildir. Bir erkek arkadaş konusu açıldığında havalara bakar. Hem dinlemez hem de kıskanıyor. Ama ben de onu kıskanıyorum. O konuda rahat değil bana karşı, fakat annem o konuda benim mutluluğuma bakıyor. Babamın hep birisini bana yakıştıramama gibi bir durumu vardır.

W.S: Tarzını nasıl yorumlarsın? Dolabında olmazsa olmaz parçaların nelerdir?
Y.E.: Ben genelde maskülen tarz ile feminen tarzın birleştiriyorum. Daha bol kazak giymeyi seviyorum ve de daha bol kazakları seviyorum. Bir de sadelikten yanayım. Deri pantolon, siyah deri ceket bir de beyaz gömlek çok giyerim.
W.S: Marka takıntın var mı?
Y.E: Çanta ve ayakkabıda marka takıntım vardır. Givenchy, Balenciaga, Saint Laurent en sevdiğim markalardır.
W.S: Asi genç kız görünüşün var. Serseri ruhlusun diyebilir miyiz?
Y.E.: Vallahi değilim. Böyle gözüküyor ve bu duruma çok üzüyorum😊 O kadar ponçik bir insanım ki beni böyle yansıta yansıta herkes öyle zannediyor. Öyle değilim. Kendi alanıma çok düşkün olduğum için biraz asi ruhlu oluyorum. Kendim gibi olmaktan hiç korkmuyorum. Ben şunun kızıyım, şöyle bir ismim var deyip kendimden başkası gibi olmadığım için asi gibi algılanıyorum. Ama gerçekten değilim. Minnoş bir insanım
W.S: Nasıl erkeklerden hoşlanırsın?
Y.E: Düşünüyorum. O kadar değişiyor ki😊 Disiplinli, işinde çalışkan, dürüst ve sorumluluk sahibi adamlardan hoşlanıyorum. Babamın tersi adamlar beni çekiyor. Sıkıcı bir adam olursa dayanamam ama daha mesafeli dursun; ben onu tanıdıkça daha çok hoşlanırım. Dünyanın en karışık insanı olduğum için, çözemiyorum ben de. Şu anda istediğim şey huzur. Huzur verecek erkek olsun. Benim için önemli olan o. Maymundan hallice çirkin beğeniyorum. Çirkin erkek olunca daha dikkatimi çekiyor. Çirkin ama dikkat çekici, Javier Badem gibi.
W.S: Evden kaçan, Taksim’de takılan, barlardan çıkmayan…
Y.E: O var ya asla değilim zaten. Ama eğlenceli olduğum için öyle zannediyorlar. Hele de bu son bir senedir. Babamın hastalığından beri iyice evcimen oldum. Evcimen olmadım mı?
W.S: Oldun da bir ara haberler çıkmıştı. Baban hasta sen de geziyorsun diye…
Y.E.: Onu da şöyle açıklayayım. Çok duygusal bir insan olduğum için, o sırada babam kötüydü. Ama kendisi diyordu. “ Kızım sakın sosyal hayatını benim için durdurma. Ben seni tanıyorum. Sen çok kötü olacaksın.” Ben her gün babamla hastaneye gidiyordum. Sonrasında arkadaşlarımla kahve içmeye gidiyordum. Kafamı dağıtmak için ve o öyle kötü yansıtıldı ki sanki ben umursamayan çocuktum. Ama babam hepsini biliyordu. Sırf o dönem işe başladım. Ayakta durabilmek için. Babam yeni iyileşmeye başladığında başlamıştım. Kafamı dağıtmak için, zaten çok duygusalım. Bir de işin ucundaki babam zaten, babama sorsanız bilmiyorlar ki evde kim ona yemeğini götürüyor: ben götürüyorum.
W.S: Ablanla aran nasıl?
Y.E.: Ablamla da aram iyi. Onun bebeği oldu. Hatta bugün doğum günü, ufaklık1 yaşında oldu  Tarz olarak daha farklıyız. O daha ciddi duruyor. Aslında çok eğlenceli bir kızdır. Instagram hepimizi çok başka gösteriyor.