“Kimim Ben?” ile en popüler kitaplar listelerinin ilk sıralarında yer almayı başaran Aşkım Kapışmak, hayata dair sorularımızı samimiyetle cevapladı.

14. kitabınız “Kimim Ben?” ile okuyucuya çok derin bir soru soruyorsunuz. Nedir bu sorunun cevabı?
Sokaktan birini çevirin ve bana kim olduğunu anlat diye onlara sorun. Ne kadar modern olursa olsun size mesleğinden, burcundan ve yaşından bahsedecektir. Bunlar sosyal ilişkiler için yeterli olabilir ama iç görü kazanmak için yeterli başlıklar değil. Bunun için kişinin, ergenliğinden itibaren taşıdığı sıkıntılarla yüzleşmesi gerekiyor. Kişi “Kimim Ben?” sorusunun cevabını; zayıf ve güçlü noktaları, tüm acıları, tüm kibileri, tüm öfkeleriyle yüzleşerek bulabilir. Kitabımda, insanları yormadan ve sıkmadan daha basit sorularla okurlarımın iç görü kazanmasını sağladım.
Kitapta Gülden Mutlu’nun müzikleri de var…
Kitap çıkmadan önce Gülden’e bazı notlar attım. Notlarımın arasından seçtiklerine Gülden müzik yapmak istedi. Ben de o müziklerin üzerine Gülden Mutlu’nun kitabımdan seçtiği bölümleri okudum. İçinde müziğin de olduğu bir kişisel gelişim kitabı hazırladım.
“Kimim Ben?”de neler var?
Son zamanlarda yaşadığımız, öfkelendiğimiz birçok konuya karşı çığlık var.
Tüm kitaplarınızı yurt dışında yazdığınızı biliyorum. “Kimim Ben?” de böyle bir yolculuğun ürünü mü?
Çocukluğumdan beri hayalimdi, farklı ülkelere gitmek, farklı kültürler tanımak… Sürekli uçaklara bakardım, gittikleri yerlere gidebilmek isterdim. Mesleki anlamda bir aşamaya gelince kitaplarımı farklı farklı ülkelerde yazmaya karar verdim. “Kimim Ben?”i Hollanda, İspanya ve son olarak da Türkiye’de yazdım.

Ben sapyoseksüelim, Danla Bilic gibiler beni etkilemez. Ben zekaya aşık olan bir insanım.
Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
Zor bir çocukluktu. Sevgiyle büyüyen bir çocuk değildim. Babam biraz narsistti. Annem çocuklarını toparlamaya çalışıyordu. Ben sert bir babanın hayatında, daha yumuşak geçişlerle kendini ayakta tutmaya çalışan bir çocuktum. Yumuşaklık da hayallerle gerçekleşebiliyor. Benim çok oyuncağım yoktu ama çok hayalim vardı.
Bana göre Aşkım Kapışmak kendi yolunu çizmeyi başarmış biri…
Evet, kişi olarak bir rehberim yoktu…
YouTube kanalınızda Danla Bilic ile ilgili bir video çektiniz. Neden böyle bir video çekme ihtiyacı hissettiniz?
Ben Avrupa turnesine çıkmadan önce, dünyadaki ve Türkiye’deki kişilerin analizlerini yapma teklifi gelmişti. Bunun üzerine 13 tane video çektik, Danla Bilic’in videsu onlardan biriydi. Benim videom yayınlandığı tarihlerde Danla’nın ekibinden birleri problemle ayrılmış ve onlar da video çekmişler. Danla, o videolardan ve çektiği bazı videolardan tepki alınca beni hedef göstererek bir video yayınladı. Danla’nın beni hedef gösteren videosunu izleyenler aslında başka bir amaçla çekildiğini anlamışlar. Danla Bilic, Beyaz Show’da vücudu ve görselliğiyle linç edilmişti. Ben de analiz videomda şunları söyledim: “Bedeninle barışık olduğunu söylüyorsun, lütfen barışık ol. Vücudunun ölçüleri hiç önemli değil, nasıl masanın arkasında duruyorsan, biraz da önünde dur, çekinme” dedim. Kısacası Danla Bilic gündemi değiştirmek için beni kullanmış. Bu ülkede sıkışan kadınlar ahlak der, kurtarın beni kadınlığıma vuruyorlar der. Beni tanıyanlar biliyorlar, ne kadınlara ne de erkeklere kötü bir yorumda bulunmayacağımı… Benim Danla’nın ya da herhangi bir kadının kalçalarını görmek isteme gibi bir bilinçaltım var, bunu engelleyemiyorum, video çekiyorum, ülke duysun istiyorum… Kusura bakmayın böyle bir şey yok! Ayrıca ben sapyoseksüelim, Danla Bilic gibiler beni etkilemez. Ben zekaya aşık olan bir insanım.
Danla Bilic videosunda size çok yüklendi gerçekten…
Avukatlarım Danla’nın geçmişini araştırdı. Meğer tecavüze teşvik eden tweetleri varmış. Hepsini çıkardılar, önüme koydular. Kadını aşağılayan, yok sayan aslında kendisi… Bu, onun bilinçaltıyla ilgili ama benim pek umurumda değil açıkçası… Ona cevap vermedim, çünkü ciddiye almadım. O videoyu da kaldırmadım. Çünkü benim kendi niyetim önemli…
Siz onu programınıza çağırmışsınız, ama o gelmemiş…
Bir televizyon kanalında program yapıyordum. Konuk koordinatörleri o dönem kimler popülerse onları programa alalım dediler. Danla Bilic’in menajeri önce geliriz demiş, fakat Beyaz Show’dan sonra Danla depresyona girdiği için televizyona çıkmama kararı almış. Ben saygı duydum. O programa sadece Danla değil ki, birçok insan çağırıldı. Gelen de, gelmeyen oldu. Ben gelmeyeni neden linç edeyim ki? O şükür etsin ki biz onun analiz videosunu yapmışız. Haddini bileceksin. Geleceğin mesleği YouTuber’lık olabilir ama geleceğin değeri terbiyesizlik değil.
Siz hep mutlu musunuz?
Tam tersi, daha zor geçiyor hayatım. Bir insan sadece mutlu olamaz. Hayatımdaki tüm parçaları ben doğru yerlere getirmeye çalıştım ve buna devam ediyorum. Kolay kazanan ve kolay yaşayan bir adam olmadım. Öyle olsaydım bu kitapları yazmaz, bu işi yapmazdım zaten… Her zaman zorlukları nasıl çözebilirim diye düşündüm. İnsan zaten çözebildikçe mutlu oluyor.
Peki, mutluluğun bir formülü var mı?
İnsanlar sadece fiziksel olarak durdukları zaman mutlu olurlar. Durduğunuzda sadece aklınız çalışır çünkü… İnsan kendi kendine duramıyorsa, hayat onu sıkıntıyla durdur.
Mutlu insanlar kolayca ayırt edilebilir mi?
Mutlu insanlar kahkaha atmazlar, tebessüm ederler. Herkesin hüngür hüngür ağladığı yerlerde, onlar hafif hafif göz kırparlar sadece. Mutlu insanlarda aşırılık yoktur.

Röportaj: Didem Yeniay