Styling konusunda bir uzman olan Ceylan Atınç ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik ve bu kış bizi modada neler beklediğini öğrendik.

WS: Moda okulunda çalışıyorsunuz, Styling dersleri veriyorsunuz. Bu işin sizin için doğru olduğuna ilk ne zaman karar verdiniz? Süreci kısaca bizimle paylaşır mısınız?

CA: İstanbul Moda Akademisi ile 8 yıl öncesine dayanan bir süreç bu. Eğitim vermeye seminerler ile başladım. İMA’da sektörel seminerler açılıyordu, ben de tek günlük sunumlar hazırlıyordum. Sonra insanlarla diyaloğu ve bildiklerimi aktarmanın çok tatmin edici olduğunu gördüm. Styling de değer kazanmaya ve moda piyasasının en önemli oyuncusu olduğunu kanıtlamaya başlayınca styling sınıfları açtık. Şu anda Vakko Esmod Akademi’de hem kısa hem uzun dönem styling derslerini veriyorum. Çok keyifli bir programımız var ve Esmod geleneğini sürdürerek modern bir bakış açısı verebildiğimize inanıyorum

WS: Hem dergide çalışıyorsunuz hem bir annesiniz hem de çeşitli giyim şirketleriyle çalışıyorsunuz. Çok yoğun bir programınız var. Hayatınızı kolaylaştırmak için neler yapıyorsunuz?

CA: Benim kendi şirketim var. Tüm bu danışmanlık, çekim ve eğitim işlerimi bu şirket üzerinden yönetiyorum. Yani sektörde her dalın içindeyim ama freelance olarak. Kendi kurallarımla oyunu kendim kurdum; bunun keyfini sürüyorum evet ama bir yandan da tıpkı bir el atölyesi gibi; çok zorlukları var. Çok çalışmak ve çok disiplinli olmak gerekiyor. Hayatımı kolaylaştırmak için şu sıralar bir şey yapamıyorum bu yüzden de biraz sıkışmış hissediyorum. Ailem çok yardımcı, oğlum dünyanın en anlayışlı kişisi ve beni en iyi anlayan kişi. Asistanlarım da çok harika insanlar. Ama evet; kendimi bazen çok zorluyorum şu aralar bunun çözümünü arıyorum. Sade ve sakin bir hayat, kişisel gelişim ve iç huzur… Üzerine en çok okuduğum ve düşündüğüm konular ama bir süre daha mümkün değil gibi…

WS: 2019 – 2020 Sonbahar kış sezonunda genel anlamda bizleri neler bekliyor? Bu sezonda en çok beğendiğiniz ve beğenmediklerinizi bizimle paylaşır mısınız?
CA: 90’ların yükselişte olan spor ve Amerikan görünümü azalıyor; daha feminen, daha net siluetler, ton sur ton’un sofistike dokunuşu hayatımıza yeniden dahil oluyor. Camel, bej ve sütlü kahve hakimiyeti var ama çok canlı renkler de var. Kumaşlar ve koleksiyonlar daha lüks bir görünüme kavuşuyor.

WS: Sosyal medya ile aranız nasıl?

CA: Sosyal medya moda sektörünün en genç, en canlı, en hızlı damarı… “Fast Fashion’a büyük bir geçişin olduğu bu dönemde bu akımın en büyük mecrası sosyal medya. Ben de seviyorum, bazen yoruyor, bazen şaşırtıyor, kendimi ve çevremi dengelemeye çalışarak kullanıyorum.

 

WS: Dolabın karşısına geçip de bugün ne giysem diye uzun uzun düşündüğünüz oluyor mu?

CA: Çok fazla değil, en fazla 15-20 dakikadır. Genel olarak gideceğim yere veya okazyona göre kafamda net bir görünüm vardır; bunu sağlamaya çalışırım. Ama bazen günlük mood’un her şeyin önüne geçebilir tabi, kafanda canlandırdığın gibi görünmezsin aynada ve biraz daha uzun sürebilir seçimler.

WS: Nasıl giyinmeyi seçersiniz? Nasıl kombinlerden hoşlanırsınız?

CA: Çok fazla desen sevmem, aslında sade parçaları bazı iddialı veya tasarım detayı olan parçalarla kullanmayı seçiyorum genellikle. Kış için layered look yani katmanlı look’lar hoşuma gidiyor, uzun paltolar içine benzer tonlarda kombinler, gece için tek parça elbise tulum veya takım tercih ederim. Jean ise her yere, her duruma adapte edebildiğim ve çok sevdiğim bir şey.

Ceylan Atınç ile Kısa Kısa

Gömlek mi bluz mu?
Gömlek

Kot mu etek mi?
Jean 🙂

Uzun etek mi kısa etek mi?
Uzun

Gece gezmesi mi gündüz gezmesi mi?
İkisi de.

Yaz mı kış mı?
Yaz