Erkek egemen bir sektör olan otomotivde kadının gücü her geçen gün artıyor. Suzuki Satış ve Pazarlama Direktörü Şirin Yurtseven de bu zorlu iş kolunda kendini kanıtlamış bir isim.

“Basamakları ağır çıkmak bulunduğum noktayı sindirmemi sağladı”

Röportaj: Tolga Çolak

Women’s Style: Kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Şirin Yurtsever: İTÜ Fizik Mühendisliği mezunuyum, kariyerime Ford Otosan’da başladım. 17 yıldır otomotiv sektöründe satış, ürün yönetimi, pazarlama ve marka yönetimi pozisyonlarında çalıştım. Şimdi de Suzuki`de Satış ve Pazarlama direktörlüğü görevini yürütüyorum. Aldığım teknik eğitimin verdiği altyapıyla otomobil benim için hem iş hem keyifle içerisinde bulunduğum bir dünya.

W.S.: Otomotiv sektörüne olan ilginiz ne zaman başladı? Kariyerinize ilk başladığınız dönemde de bu sektörde çalışmayı düşünüyor muydunuz? Bu sektörde çalışmaya nasıl karar verdiniz?
Ş.Y.: Babamdan bana geçen bir sevdaydı otomobil. Başlangıç yerim Ford Otosan da bu anlamda iyi bir okul oldu. Öğrendikçe çok daha keyif aldım, teknik alt yapım beni her zaman destekledi. Ürün tarafı kuvvetli bir otomobilci olarak yetiştim.

W.S: Otomotiv sektöründeki ilk iş deneyiminizi anlatır mısınız? Hayal ettiğiniz gibi miydi?
Ş:Y.: Kamyon satış departmanında başladım. Bana kattığı en önemli şey, geniş bayi ağı sayesinde farklı coğrafyalarda, farklı eğitim seviyesinde, farklı kültürde birçok insanla çalışma şansım oldu. Bu mozaikte insanların otomotive ve ticarete bakışını anlayabilmem adına benim için çok önemli bir deneyimdi.

W:S.: Sektörde karşılaştığınız sorunlar oldu mu?
Ş:Y.: Erkek egemen bir sektörde, bir kadın olarak basamakları biraz ağır çıkmak zorunda kaldım. Bu da bulunduğum her noktayı iyice sindirmemi sağladı ve bugün dönüp baktığım da iyi ki de öyle olmuş diyorum çünkü bugün ayaklarım yere daha sağlam basıyor.

W:S.: Her zaman otomotiv sektörünün erkek egemen bir sektör olduğu söylenir. Bu durum hala böyle mi? Yoksa değişen bazı şeyler de var mı?
Ş.Y.: Hala kadın çalışana oranla erkek çalışan sayısı daha yüksek olsa da, artık önemli pozisyonlarda hemcinslerimi görmek beni gururlandırıyor.
W.S.: Sizce sektörde kadın çalışan sayısı az olmasının nedenleri neler? Bu noktada kadınların otomotiv sektörüne olan ilgisinin az olmasından mı kaynaklı yoksa sektöre adım atan kadınlar daha sonra başka sektörlere mi yöneliyor?Ş.Y.: Otomotiv ilgisinin cinsiyetle bağının olmadığına inanıyorum. Bu cinsiyet bağımsız bir hobi ve ilgi alanı. Son dönemlerde kadın oranı sevindirici bir şekilde artıyor. Belli bir noktadan sonra her sektörde olduğu gibi farklı sektörlere geçişler de durumu etkiliyor tabii.

W.S.: Otomotiv sektöründe kadın çalışan ağırlığına baktığımız zaman yurtdışında nasıl bir tablo var?
Ş.Y.: Yurt dışında katıldığımız distribütörler toplantılarında gördüğüm kadarıyla, genelde durum Türkiye’deki gibi.

W.S.: Çalışma hayatında hiç bu sektörde çalıştığınız için pişman olduğunuz anlar oldu mu?
Ş.Y.: Hiç pişman olmadım, otomobil bir sevda, bir kere gönlünüze düştü mü kolay kolay vazgeçemezsiniz. Ben de işimi aşkla, keyifle yapıyorum.

W.S.: Otomotiv sektörüne adım atmayı düşünen, bu alana ilgisi olan kadınlara önerileriniz neler?
Ş.Y.: Dünya değişiyor, bilgi ve deneyim çok daha önemli hale geliyor. Gerçekten işlerini severek yapacaklarına inanıyorlarsa, bu sektörde keyifle çalışacaklarına inanıyorum. Dünyadaki ve Avrupa’daki trendleri iyi takip etmeleri, sektörde daha fazla öne çıkabilmelerine yardımcı olacaktır.

W.S.: İş hayatınız dışında da size kalan vakitlerde de otomotiv ile ilgili misiniz? Bu noktada ilgi alanlarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Ş.Y.: Zaman buldukça yeni çıkan otomobilleri test etmeyi seviyorum. Açık havada yürümek, aletli pilates ve yoga yapmak bana iyi geliyor. 6,5 yaşında kızımla zaman geçirmeye, onunla ortak ilgi alanları yaratmaya bayılıyorum.