Corci Women’s Style Türkiye Dergisine konuştu!

Youtube’den makyaj öğrenilmez!

O MAKYAJ KONUSUNDA TARTIŞMASIZ EN BÜYÜK İSİM. BUGÜNE KADAR ÇALIŞMADIĞI SANATÇI KALMADI… CORCİ OLARAK ÜNLENEN YAVUZ BİRSEN’E GÖRE SON DÖNEMDE ORTAYA ÇIKAN YOUTUBE FENOMENLERİNİN MAKYAJLA İLGİLİ EĞİTİCİ BİLGİ VERMESİ MÜMKÜN DEĞİL.

Röportaj Banu Aygün

Women’s Style Türkiye: Asıl isminiz Yavuz Birsen, ama herkes sizi “ Corci “ olarak tanıyor. Bu isim değişikliğinin hikayesini anlatır mısınız?

Yavuz Birsen: Corci nasıl oldu ? 1973 yılında Londra’dan İstanbul’a tatile geldim. Okul dönemimde rahmetli Turgut Boralı’ya kartvizit ve fotoğraflar gönderiyordum. Gönderdiklerimin arkasına George yazıyordum. İstanbul’a geldiğimde beraber çıktığımız öğle yemeğinde Ya Yavuz bana sürekli kartvizit gönderiyorsun gönderen ise George yazıyorsun benim burada İstanbul’da tanıdığım 2 tane tanıdığım George var biri tesissatçı diğeri barmen seni onlarla karıştırıyorum gel biz senin adını alaturka Corci yapalım. Türkçe yazıldığı ve okunduğu gibi olsun diyerek kağıda yazdı. 1973 yılında bunun patentini aldım. 1973 yılından beri artık Corci olarak ismimi ve markamı patentledim.

W.S. : Aslında oyunculuk eğitimi aldınız. Makyaja yönelmeniz nasıl oldu?
Y.B.: 1966 yılında Üsküdar Şehir Tiyatrosunda çocuk bölümüne yazıldım. 1968’e kadar çocuk oyunlarında oynadım. 1968 yılında ise yardımcı oyuncu olarak Şehir Tiyatrolarına başladım. Türk Ticaret Bankası çocuk tiyatrosuna alındım. Muammer Karaca tiyatro sahnesinde oynamaya başladım. Rolüm ise yaşlı bir kuklacıyı canlandırmak idi. Makyajımı oyuncu arkadaşlarım çok beğeniyordu. O dönem arkadaşlarıma makyaj yapmaya başladım. Sonrasında gece tiyatrosunda oyunculuk ve makyaj yapmaya başladım. İlk profesyonel olarak yaptığım makyaj tahmin ediyorum ki 1968 yılı idi. Yeni komedi tiyatrosunda tanınmış bir oyuncumuzun jübilesinde sahne alacak olan Sayın Alpay beyefendi (pop müziği sanatçısı) ve Sayın Lale Belkız hanımefendiye makyajlarını yaptım. Pek hoşlarına gitmişti. Bende gurur duydum ve bu işin en iyisini yapmayı arzu ettim. Bir gün Balaban Ağa oyununda oynarken rahmetli Agah Ün bana sen güzel makyaj yapıyorsun bunun eğitimini yurtdışında alsana dedi. Bende aradan kısa bir süre sonra kendi bütçemi ayarlayıp yetmeyince para tedarik edip Londra’ya gittim. Orada arzu ettiğim meslek ile ilgili araştırmalar yaptım. Govan Garden sinema makyaj okuluna kayıt oldum. Burada bir fiil 9 yıl araştırma yaparak eğitim aldım. 1979 yılında ise Türkiye’ye döndüm. Bu mesleğin aslında ülkemizde sinemada bir önemi olmadığını gördüm. O dönem sinemanın imkanları el vermediği için yapılan makyajlar sadece sakal bıyık yapıştırmaktan ibaretti. Yüze yara yapmak için sigaranın jelatinini yakıp yüze yapıştırıp yara diye kullanıyorlardı. O dönemler siyah beyazdı. Bunları görünce mesleki bir boşluk olduğunu gördüm. Bu boşluğu aldığım eğitim ve araştırmalar ile doldurmaya karar verdim. Tiyatro oyuncusuyken yaptığım makyaj ile bu serüven başladı. Türkiye’de ilk Ali Poyrazoğlu ve Korhan Abay tiyatrosunda Sineklerde Olacak oyununda Sayın Akdemir Akbaş ve Korhan Abay’a makyaj yaptım. Oyunun galasında Sayın Ali Poyrazoğlu’nun çevresi beni tanıyıp bana iş teklifleri vermeye başladı. İlk reklam filmim Şener Şen’in jilet reklamında çalışmak oldu. Orada tanıdığım görüntü yönetmeni Sayın Suat Kapkı bana çektikleri filmlerdeki makyajların kötü olduğunu ve onlara yardım etmemi istedi. Çalıştığım ilk TRT filmim rahmetli Münir Özkul ile İbiş’in Rüyası dizisi oldu. O gün bugündür çantam açık fırçalar ile dans ediyorum. Yurt dışında akademik olarak gördüğüm her şeyi Türkiye’ye taşıdım. Şuan kendime ait makyaj okulum mevcut. Avrupa standartları ölçüsünde profesyonel makyaj eğitimleri verip ayrıca profesyonel makyaj malzemeleri üretmekteyim.

W.S. : Yıllarını bu mesleğe adamış birisi olarak Youtuber’ların makyajlarını nasıl buluyorsunuz? Bu platform üzerinden kolay paralar kazanmalarına yorumunuz ne olacaktır?

Y.B.: Youtuber’lık son yıllarda ticari amaç ile düzenlenmiş bir sistem. Onların anlattıkları eğitim değildir kendileri ise eğitmen değillerdir. Ürün bazında reklam amaçlı hasbelkader anlatım yapıp izleyici toplama sanatıdır. Bu konunun üstüne fazla düşmüyorum hatta bundan ötürü bana kızıyorlar. Bence makyaj eğitimi bu şekilde verilmez. Eğitim veren usta size uygulamalı olarak birebir dokunmalı. Renkleri, sürme tekniklerini, fırça tekniği kısaca A’dan Z’ye her şeyi birebir göstermeli. Ustanın size elini vermesi gerekir.


W.S. : Sosyal medya da herkes “ ben makyajcıyım” diye dolanıyor. Bu konu hakkında fikirlerinizi alabilir miyiz?

Y.B.: Bundan yıllar evvel yolda kimi görsem konuştuğum zaman manken ve modelim diyorlardı. Şimdi hangi gence sorsak ben Make up artistim diyor. Uzun lafı kısası bu iş kolay bir iş değil. 9 yıl Londra’da, 3 yıl Berlin’de eğitim aldıktan sonra bile Make up artistim diyemedim. Bu güne kadar mesleğimle ilgili 5 kitap yazdığım halde. Geri kalanını yorumlamak sizlerin takdiri.

W.S. : Sizce Türkiye’de makyaj en çok kime yakışıyor?
Y.B.: Türkiye’de özellikle Yeşilçam dönemimde reklamlar , sinema filmleri , televizyon dizilerinde çalıştığım starlardan hiç birinde kapris görmedim. Öncelikle bunu belirtmek istedim. Benim mesleki görüşüm Sayın Hülya Avşar, Sayın Ajda Pekkan, Sayın Emel Sayın, Sayın Gülşen Bibikoğlu, Sayın Bergüzar Korel, Sayın Birce Akalay ve dahası mevcut. Saymakla bitiremeyeceğim Starlarımız var. Bu isimlerin gözü yormayan yapıları var. . Türk kadını bir mozaiktir, o mozaik taşlarını bir araya getirmek imkansızdır.

W.S. : Şimdiye kadar çalışmadığınız ünlü kalmadı. Hangi ünlüyle çalışmak daha kolay ya da daha zor?
Y.B.: Bugüne kadar zorlandığım tek isim Bülent Ersoy oldu. O da deli dolu olduğu için. Genelde çalışılması zor olan bendim. Kaprisim mesleğimedir.

W.S. : “Corci” ismini taşıyan markanız var. Markanızı oluşturmaya nasıl karar verdiniz?
Y.B.: 2010 yılında tanıdığım şuan manevi oğlum olan aynı zamanda markamın danışmanı, şirketimin müdürü olan Mahsun Deniz için markamın benden sonra yaşatmasını ve onun geleceğini garanti altına almak için bu markayı oluşturmaya karar verdim. 2010 yılından beri profesyonel olarak yerli makyaj malzemeleri üretmeye başladık. Markamız Türkiye ve dünya pazarında yer almaktadır.
Markamızı oluştururken amacımız yerli üretim ile dünya standartlarında profesyonel ürünler çıkarmak ve bunu Türkiye pazarında uygun fiyatlara pazarlamak oldu. Şimdilerde Türkiye’de özellikle kamu kuruşlarının aldığı yabancı ve pahalı markaların önüne geçtik. Bu yüzden gururluyuz.

W.S. : Makyaj ürünleri seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Y.B.: Merdiven altı ve Çin menşei ürünlerinin cilde verdiği hasarları göz önüne alarak aldığımız ürünün faturasının olmasına dikkat etmeliyiz. Alacağınız ürünler güvenilir mağazalardan marka olmuş sağlık standartlarına uygun ürünler olmalıdır. Yaşanacak olumsuzluklar için bu şekilde tedbirli olmalıyız. Fondöten alırken cildinizi tanımanız gerekmektedir. Cildiniz kuruysa likit fondöten, cildiniz karmaysa krem fondöten, cildiniz orta derece yağlıysa içinde balmumu ve Aloe Vera olan ürünü, çok yağlı ise Compact Powder ile matlaştırıp fondöten görünümü verebilirsiniz.
W.S. : Kısa sürede birçok ilde seminerler verdiniz. Kendi okulunuzu açma gibi hayaliniz var mı?
Y.B.: 2010 yılında Kadıköy’de kendime ait akademimi açtım. Okulumuz sadece makyaj üzerine Avrupa standartlarına uygun bir şekilde inşaa edilmiştir. Okulumuzda; Normal makyaj, sinema-televizyon, moda, Show, tiyatro, plastik makyaj, efekt makyaj olarak sınıflarımız mevcuttur. Türkiye’de makyaj üzerine ilk laboratuvar ve atölyesi olan okuldur. Okulumuzun ilk katında mağazama ve müdürlük, ikinci katında sınıflarımız, üçüncü katında ise laboratuvar ve atölyemiz mevcuttur. Bugüne kadar 21 bin kişi benden eğitim aldı. Eğitim alan meslektaşlarımız Türkiye ve dünyada çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir.

W.S. : Ekranlarda sizi görmek isteriz. Program yapma fikriniz var mı?
Y.B.: 50 yılı aşkın süredir mesleğimi icra etmekteyim. Bu süreye çok fazla televizyon programı sığdırdım. Şimdiler de yemek programlarından bizlere sıra gelmiyor maalesef. Mesleğim ile ilgili eğitici bir program olursa tekrardan program yapmayı düşünürüm.

W.S. : Yoğun temponuzun ardından kendinize nasıl vakit ayırıyorsunuz?
Y.B.: Kendime vakit ayırdığım söylenemez şu yıllarda. Dinlenmek istediğimde genellikle oğluma sararım onunla tatlı kavgamız beni doyurmaktadır. Ayrıca bir kedim var eve geldiğimde sadece onu düşünürüm. Meslek hayatım ile ilgili halen kitap okuyup yeni şeyler öğrenmeye çalışırım.

W.S. : Makyaj tüyolarınızı bizimle paylaşır mısınız?

Y.B.: Fondöten kullanırken kullandığımız aparatları kişi yüzünde hissetmemelidir. Kalın ve sert kozmetik ürünleri kullanmanızı tavsiye etmiyorum. Renk seçimi yaparken ürünü elinizin üzerinde denemenizi tavsiye ederim. Bilek içinde denemeyiniz bu sizi yanıltır. Su bazlı ürünlerini kullanmanızı tavsiye ederim. Nemlendirici kullanırken dikkatli olmanız gerekmektedir çünkü kullandığınız ürünlerin çoğunda nemlendirici mevcuttur. Çok yağlı ciltlerde, Kızılay marka soda ile cildin pamukla silinip makyaj yapılması, cildin daha düzgün görünmesini sağlar.

W.S. : Makyajda yapılan en çok hatalar neler oluyor?
Y.B.: Kişi kendi yüzünü tanımadan makyaj yapmasıdır. Youtube ve benzeri yerlerde gördüğü başka yüz ve başka modeller örnek alınarak yapılan makyajlar yanlıştır. Türk kadını mozaiktir her kadın kendi yüzüne uygun makyaj yapmalıdır. Fondöten yüze vurgu yapılarak kullanılmalıdır. Makyaj süngerini çekerek kullanırsanız fondöteni geri alırsınız. Eyeliner çekerken gözünüzü kulak hizasına çok çekmeden dıştan içe doğru fırçanızı kullanmalısınız. Ruj kullanırken ağız açılmamalıdır. Fırça kullanımı daha iyi sonuç vermektedir. Kalem kullanırken dudak üstüne çıkılmamasına dikkat edilmelidir.