Röportaj: Gizem Altınkaya
Women’s Style Türkiye: Türkiye’de örneğine nadir rastladığımız popüler müzik dünyasında akademisyen sanatçı olarak hangi hikaye sizi müzikle buluşturdu, nerede kesişti yollarınız ilk olarak?
Gülşah Tanrıöver: Benim müzikle buluşma sürecim ilk olarak kendimi tanımaya başladığım yaşlarda başladı ama tam anlamıyla ne zaman derseniz bu konuda bilinçli olma durumu zorluklarla geçen bir sürecin ardından yaşama bağlılığı tattığım ve emek vermenin önemini kavradığım 17 yaşlarımda başladı. Ben 5 yaşında şarkı söylemeye başlayan ve küçücük dünyasında müzikle ilgili kocaman hayalleri olan ve şuanda da müziği yaşam biçimi olarak benimsemiş bir kişiyim. Evet, Türkiye’de örneğine nadir rastladığımız akademisyen sanatçı kimliğim ile bunun toplumsal bir sorumluluk olduğunun da bilincindeyim.

W.S.: Kalbe dokunan ve insanın içine işleyen bir sesiniz var. Şarkılarınızı da kendiniz yazıyorsunuz, bu derin ve anlamlı sözleri size yazdıran, ilham veren neler var hayatınızda?
G.T.: Öncelikle sesim için söylediğiniz güzel cümlelere teşekkür ediyorum. Daha öncede söylediğim gibi; zorluklar, biraz hayal dünyası biraz yaşama bağlılık ve yaşama sevincini tatmak ve emek vermenin önemini kavramak çok değerli benim için. İnsanlarla empati kurmaya çok önem veriyorum hepsinden dinledikçe ayrı ayrı ilham alıyorum. Benden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğini bildiğim eşim A. Ulvar Tanrıöver’i sevmek, benden asla ayrılmayan bir hastalıkla yaşamak bu şarkıları yazdırıyor bana diyelim.

W.S.: Uzun yıllardır Ms hastalığı ile mücadele ediyorsunuz. Bu mücadelenin en büyük öğretisi ne oldu sizin için ve aynı mücadeleyi veren binlerce okurumuzla paylaşmak istediğiniz neler var?
G.T.: İnsanları anlamak dinlemek ve hastalığımın izin verdiği kadar yardım edebilmek. Benim en vazgeçilmez inancım; sevmek, sevilmek ve müzik hastalığım için en önemli terapi. Bu söylediklerimle bol bol ilgilensinler ve sosyal kalmaya özen göstersinler. Tabii ki bu söylediklerimi okuyan okurlarımızın ‘imkanlarımız var mı acaba’ dediğini duyar gibiyim. Bunun içinde şöyle diyelim şarkı söylesinler inançlarına sarılsınlar ve herkesi sevsinler zaten o zaman sevilirler, sevilmek hayat verir insana. Bu söylediklerimi de kolayca hem de hayatta bedel ödemeden ulaşabilirler. Ayrıca ‘şarkı söylemek iyileştirir’.

W.S.: En son yayınlamış olduğunuz ”Ağrılarım Var” şarkınızı Mustafa Ceceli aranje etti. Nasıl kesişti yollarınız ve kendisiyle çalışmak nasıl bir duygu size öğretilerinden bahseder misiniz?
G.T.: Benim için pandemi dönemi üretmek adına güzel bir dönem oldu. Mustafa Ceceli ile menajeri aracılığı ile iletişim kurduk ve çalışamaya başladık. Tabii ki çok güzel bir duygu Mustafa Ceceli bildiğiniz gibi çok yetenekli ve müzikalitesi yüksek, güzel yürekli ve insanı değerleri yüksek bir sanatçı. Mustafa Ceceli ile birlikte çalışmak bana onur veriyor. Ayrıca kendisi ile çalışmak yaptığım şarkılara bakış açımı değiştiriyor ve geliştiriyor. Güzel şarkılar üretmek sevenlerimize kaliteli işler sunmak çok özel bir duygu. Çalıştığım 2 projede de şarkılarıma değer kattığını düşünüyorum ve sonsuz teşekkür ediyorum.

W.S.: Hayatınızın rutinleri ve olmazsa olmazları var mı?
G.T.: Herkesin olduğu gibi evet… Olmazsa olmazlarım; sağlığım, eşim, müzik ve başarı. Bunların dışında rutinler bilindiği gibi çalışma hayatı, ev hayatı tatlı bir kedim var onunla ilgilenmek gibim klasik rutinler aslında. Tabii çalışma hayatı oldukça yoğun geçmekte rutinler diyoruz ya onlar oldukça yoruyor. Benim başarı aşığı bir insan olmam bazen işleri zorlaştırsa da adı üstünde başarı benim için olmazsa olmaz özellikle müzik çalışmalarımda.

W.S.: Yorulup pes etme noktasına geldiğinizde en büyük gücü nereden alırsınız?
G.T.: Öncelikle inancım, hayallerim ve eşim. Pes etme noktalarımda yaşadığım deneyimlerim beni hep bu üçlüye yöneltiyor. Müzik öncelikle benim için bir yetenek, insanın duygularını ve kendi dünyasını seslerle anlattığı en gözde sanat, insanın kendini sonsuz ifade edebileceği hayallerini gerçekleştirebileceği sadece bir meslek değil yaşam biçimi ve benimde en büyük gücüm müzik. Tabii ki ayrıca tutku da diyebiliriz çünkü tutku da vazgeçilmezlerimden.

W.S.: Gülşah Tanrıöver’in en büyük hayali nedir? Tam olarak nerede olmak evet hak ettiğimi aldım dedirtir size?
G.T.: İyi bir solist ve besteci olarak; çocuğu, genci ve yaşlısı tüm müzikseverlerin gönlünde olmak ve kalıcı bir marka olmak. Ben sanatçı Gülşah Tanrıöver olma yolunda büyük adımlar attım ve halen bu süreci yaşamaktayım. Müziğin kocaman bir dünya olduğunu düşünürsek ‘dünyayı dolaşmak kolay olmasa gerek’.