Oyunculuk, şarkıcılık ve modellik… O her işi hakkıyla yapanlardan. Gökhan Keser, ‘Selena’ dizisiyle tanındı. Müzikal yolculuğunda Sıla’yla yaptığı işlerle adını duyurdu. Ve birçok hite imza attı. ‘Survivor’ yarışmasıyla herkesin kalbini kazandı. Şimdi yeni single’ı ‘Kimi Sevsem Açıldı Kısmeti’yle radarımızda.

Oyunculuk, modellik, şarkıcılık; bu her şeyi yapabilirim iddiası mı?

Yaptığım her işte iddialıyım. Modellik kariyerim 12 sene önce sonlandı. 2001-2006 arasında küçük yaşlarda fiziğim elverdiği için hobi olarak başladığım yolda güzel anılar biriktirdim. Çok güzel ve önemli organizasyonlarda yer aldım. Hem harçlığım çıkıyordu, hem de sahnede kendimi geliştirme ve görme fırsatım oldu. Yurt içi ve yurt dışında dereceler kazandım. O yüzden çok mutluyum. Müzik her zaman benim için en büyük aşktı. Şarkı söylemek en keyif aldığım ve yapmak istediğim bir meslekti. Oyunculuk ve şarkıcılık kariyerimi nefesim yettiği sürece sürdürmek en büyük gayretim.

Bir kartvizit yapsak ve bir mesleği yazma şansınız olsa ne yazardınız?
Şarkı söylemeyi ve oyunculuğu birbirinden ayırmıyorum. İkisi içinde özel derslerle eğitimini aldım. Almaya devam ediyorum. Bir şarkıcının yapmasa bile oyunculuk eğitimini, bir oyuncunun da sesini kontrol etmesi adına şan eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum. Müzik benim için her şey. Ama bir karaktere, olmayacağım bir adama hayat vermek de inanılmaz bir duygu. O yüzden ikisini birbirinden ayırmayı düşünmüyorum.

Modelliğe 14 yaşında başlamışsın. O yaşta biri nasıl model olmaya karar verir?
Zamanında (2001) Ege bölgesinde yapılan ‘Miss and Mr. Model’ yarışmasının seçmeleri vardı. Halamın ilanı görüp benimle paylaşmasından sonra oldu. Yeni bir çevre ve sahneye, tabir-i caizse sahne ışığına alışmam için güzel bir tecrübe olacağını söyledi. Biz de başvurduk.

Sonuç?
İlk başvurduğumda yaşımdan dolayı yarışmaya kabul edilmemiştim. Sonrasında ajanstan çalışmak istediklerini söyledikleri bir telefon aldım. Yürüyüş ve koreografi eğitiminden sonra modelliğe başladım. 2004’de ‘Ege Kralı’ seçildim.

Erken yaşta gelen birincilik ve popülerlik seni nasıl etkiledi?
16 yaşındaki biri için inanılmaz bir duyguydu. Gelen teklifler ve işler farklı bir hal almaya başladı. Benim için bir bakıma İstanbul kapısı aralandı.

Peki şarkıcılık bu hikayenin neresinde?
Hep vardı zaten. En büyük hayalim, en büyük duamdı. İlk sahneye yedi yaşında ailemin işletmesini yaptığı mekanda doğum günümde çıktım. O gün daha çok anladım bu işin yakasını asla bırakmayacağımı. Sonrada bütün eğitim hayatımda müzik hep vardı.

Müzik sevdan nasıl gerçeğe döndü?
İstanbul’a geldikten sonra her şey gelişmeye başladı.

İstanbul’a nasıl yolun düştü?
‘Miss And Mr. Model 2004’ yarışmasında aldığım dereceden sonra 2005 yılında ‘Best Model Of Turkey’ yarışmasına katıldım. İkinci oldum. ‘Manhunt International’ da Türkiye’yi temsil ettim. Çin’de yapılan bu yarışmaya gitmeden önce gelen teklifler üzerine, hayallerimi gerçekleştirmek için 18 yaşımda İstanbul’a yerleşme kararı aldım.

Seni önce ekranda oyuncu olarak gördük. Oyunculuk macerası nasıl başladı?
Devamlı görüşmelere gidiyordum. İstanbul’da ayaklarımın üzerinde durmak adına modellik yapıyor ve dizi-reklam görüşmeleri gerçekleştiriyordum. Moskova’da defilede olduğum sırada görüştüğüm bir projenin onaylandığı söylendi ve ilk dizim ‘Selena’yla oyunculuk kariyerim başladı.

Bu sektörden ne umdun ne buldun?
Beklentileriniz yaptıklarınızla doğru orantılıdır. Güzel işler yaptığımı, güzel şarkılar bıraktığımı düşünüyorum. Hala yolun başında hissediyorum. Üzerine koya koya, hep daha iyisini yapmak için çalışıyorum.

Pop müzikte nasıl bir boşluğu dolduruyorsun?
Kime göre, neye göre? Herkesin ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Önemli olan şarkılarınızla, yorumunuzla kalplere nasıl dokunduğunuz. Sahte dinlenmeler ve listelerle oynayarak kendimi kandırmaktan ziyade işin bu tarafı beni mutlu eden.

Fizik bu işte ne kadar artı sağladı?
Görsel bir iş yapıyoruz. Artısı tabii var. Bir o kadar eksisi olduğunu da düşünüyorum. Müzikal olarak bakarsak fotoğraf albümümü çıkartmıyoruz sonuçta.

Survivor’dan sonra kendimi belediye başkanı gibi hissettim

‘Survivor’la uzun süre gündemde kaldın. ‘Survivor’ nasıl bir deneyimdi?
“Anlatılmaz, yaşanır” sözünün tam karşılığı benim için. Gerçekten çok zor. Reality show olarak dünya çapında yapılan en iyi format. Acun Medya’da bunu en iyi yapan şirket.

Sana neler öğretti?
Hayatın özeti gibi bir şeydi. Aklımda; “Sevdiklerimin sağlığı yerinde mi?”, “Yemek var mı?”, “Bugün de sakatlanmadım“ gibi düşünceler vardı… Hayatın özetide bu bence. Yarın veya bir gün sonrasının ne olacağı bilinmez. O yüzden hayata dair çok şey kattı, kazandırdı diyebilirim. İyi ki gitmişim.

Sonrası hayatını nasıl etkiledi?
Sudan çıkmış balık gibiydim. Döndüğüm zaman kendimi belediye başkanı gibi hissettim. Gördüğüm güzel tepkiler ve güzel sözlerle çok mutlu oldum. Kamera önündeki insanlar olarak hepimiz kendi markamızı yönetiyoruz bir şekilde. Herkesin kendi kalıpları var. Ben hep olduğum gibi davrandım her yerde. Orada da şeffaf bir hayat yaşıyorsunuz. Gökhan Keser’den ziyade Gökhan’ı görüp sevdiklerini görünce çok mutlu oldum.

Hayatımdaki kadını mutlu etmek için elimden geleni yaparım

Yeni single’ın ‘Kimi Sevsem Açıldı Kısmeti’ ne anlatıyor?
Aslında şarkıda bir isyan, bir sitem var. Aşkta mutluluğu bulamayan bir insanın hikayesi ve sitemi.

Neden albümde değil, yine bir single?
Her şey artık çok çabuk tüketiliyor. İstediğim şarkıları da bulamamıştım. Araya sinema filmi projeside girdiği için süreç uzadı. Albüm projesiyle daha da uzatmak istemedim. O yüzden single yaptım. Sonrasında 1-2 single daha yapıp albümüm üzerinde çalışmak istiyorum.

Sende kimi sevsen açıldı mı kısmeti?
Hangimizin açılmadı ki? Sadece beni değil bir çok kişiyi anlattığını düşünüyorum.

Aşkta şimdiye kadar ne kadar kısmetliydin?
Hayatıma giren kadınlar hep çok özeldi.

Çapkın mısın?
Bekarken her erkek kadar (Gülüyor).

Bir mekandasın. Nasıl bir kadın dikkatini çeker?
Bir bakış, bir gülüş ufak bir şey bile etkileyebilir. Belli bir kadın profili söyleyip kalıplara sokamam. Enerjiyle alakalı bir şey.

Peki şarkılarındaki romantik adam aşkta ne kadar var?
Aşkı layığıyla yaşayanlardanım. Hayatımdaki kadını mutlu etmek için elimden geleni yaparım. Aşkın hakkını veririm.

Sevmekten korkmayın!

Sevgilinin odasında bir obje olsan?
Yastık olurdum.

Bir gün tarihten bir karakter yerine geçsen kimi seçerdin?
Che Guevara.

Seni en iyi anlatan cümle?
Carpe Diem! Günü kaçırma, anı yaşa.

Bir gün evde otururken kapı çaldı senden bir tane daha…
Ailemi arayıp “ Bana söylemek istediğiniz bir şey var mı?” diye sorarım.

Söyleyeceğin bir cümleyi herkes duyacak olsa?
Sevmekten korkmayın! Ağacı, hayvanı, insanı, herkesi, her şeyi sevin. Önyargılı olmayın.

Röportaj: Hakan Gence