Burada zamanda yolculuk mümkün!

Balat Fener’de, Fener Rum Patrikhanesi sokağında bulunan ve yüzü Haliç’e bakan PERİSPRİ, dekorasyonuyla sizi çok farklı bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor. PERİSPRİ’nin kapısından girildiğinde misafirleri antik kırmızı tuğlalarla döşenmiş bir şömine ve antik dönemin renklerini yansıtan pirinçten yapılmış, üfleme cam aplikli bir aydınlatma karşılıyor. Elde yapılmış seramik ve porselenler ile antika niteliği taşıyan koleksiyon parçalardan servisler sunan PERİSPRİ’de her şey özel olarak düşünülmüş. Mekanın her noktasında sanatı ve tarihi izlemekle birlikte, mekan sahibi sanatçı Cahide Erel’in çalışmalarına da rastlanıyor. Mekan, bu özellikleriyle bir kafe-restorandan çok adeta bir sanat galerisinde geçmişi tadıyormuş hissi yaratıyor.

Aziz Cafe’de bir tutam nostalji

Geçmişin izlerini taşıyan, bize eski günlerin atmosferini yaşatan Aziz Cafe, bundan 2,5 yıl önce Ebru Yıldız Yaran tarafından Balat’ta kurulmuş. Kuracağı mekanın bir hikayesi olmasını isteyen ve ona kendi hikayelerini eklemeyi düşleyen Ebru Hanım, hayallerini gerçekleştirmiş biri… Gerçekten de burada her şeyin bir hikayesi var. Mesela Ebru Hanım mekanı dekore ederken karolar gibi çoğu ayrıntıya dokunmamış, tavanı ve duvarları özenli bir çalışmayla eski haline getirmiş. İsim üzerinde bir süre düşündüklerini söyleyen Ebru Hanım en sonunda Balat’ın tüm inançlarını harmalayan dokusuna ve Şekerci Aziz Amca’nın anısına uyan Aziz ismine karar verdiklerini söylüyor. Yemediğim şeyleri sunmayacağım mottosuyla yola çıkan Ebru Hanım menünün mimarı. Menüdeki tüm tarifler ona ait ve misafirleri için mutfağa girip, hepsini kendi elleriyle hazırlıyor. En önemlisi de hazır ürünlerin menüde yeri yok!

Anne evi gibi: Cafe Pavita

Yaklaşık 2 yıl önce Balat’ta açılan Cafe Pavita’da aradığınız aile sıcaklığını bulabilirsiniz. İncilay Gürayça ve kızları tarafından işletilen Cafe Pavita’da her ayrıntı İncilay Hanım’ın el izini taşıyor. Makedon göçmeni aile, Makedonya’ya özgü mantı ve şekersiz ev yapımı doğal içecekler hazırlıyor. Tabii menüde sadece bunları değil, köfte çeşitlerinden zeytinyağlılara kadar birçok lezzeti bulabilirsiniz. Ayrıca İncilay Gürayça, Datça Palamutbükü’ndeki tarlasından elde ettiği zeytinyağını ve zeytinlerini; arı çiftliğinden sağladığı ballarını da misafirleri ile paylaşıyor. Cafe Pavita’da hafta sonu en çok ‘Meşhur Anne Kahvaltısı’ tercih ediliyor. Makedonya mantısı kafenin spesyali olsa da patatesli mantısını da mutlaka denemelisiniz.

Karaköy’ün en bol müdavimlisi: Ma’na

Rotamızı şimdi de Karaköy’e çeviriyoruz. Karaköy’ün en bol müdavimlisi Ma’na’da küçük bir tura çıkıyoruz. Menüsü ve ambinasıyla kendine özgü bir tavrı olan Ma’na’da gecenin ilerleyen saatlerine kadar eğlenmek mümkün. Fonda birbirinden değerli sanatçıların eskimeyen şarkıları da olunca burada saatlerin nasıl geçtiği anlaşılmıyor. Menüsünde bulunan 51 farklı rakıyla konuklarına zengin bir çeşitlilik sunan mekan, bu özelliğiyle Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Ma’na’nın lezzetleri arasında ise pancarlı bulguru, kağıtta kokoreçi, kaşkarikası, ballı patlıcanı, zahter salatasını, midye pilakiyi, palamut fümeyi, taramayı, mumlu balık yumurtasını ve pastırma tabağını bulabilirsiniz.

Yöresel lezzetlerin tadı Nelipide Gurme’de bir başka!

Yöresel yemek kültürünü hakkıyla yaşatan ve gelenekselliği mutfağına taşıyan Nelipide Gurme, Kadıköy’deki favori mekanlarımızdan biri… Misafirlerine sıcacık bir aile ortamı sunan ve bunu menüsüne de yansıtan Nelipide Gurme’nin lezzetlerine yenileri eklenmeye devam ediyor. Sizlerle Nelipide Gurme’de deneyimlediğimiz Melocan’ı ve sebzeli pide çeşitlerini paylaşacağız. Nelipide Gurme’nin ‘yöresel ot menüsü’nde rastladığımız asırlık lezzetlerden Melocan, her yörede farklı isimlerle anılabiliyor. Diken ucu ismiyle de bilinen Melocan ile Nelipide Gurme’de tanıştık ve lezzetine hayran kaldık. “Pide benim için sebzeli yenir” diyenlere Nelipide Gurme’nin bir müjdesi var. Kıymalı, kaşarlı ve karışık pidelerin yanına mevsim sebzelerini ekleyen Nelipide Gurme, sebzeden vazgeçemeyenler ve vejetaryenler için harika bir alternatif…