Pandemi nedeniyle insanların iyice geri plana ittiği diş bakımı ve tedavisinde zaman kaybetmek olası tedavilerin daha da komplike hale gelmesine neden oluyor. Bu nedenle zaten çok steril çalışan diş hekimlerine bu süreçte korkmadan gitmek ve tedaviye devam etmek büyük önem taşıyor. Ayrıca bu kriz sürecini Sonay Öztan Gökhan gibi uzman bir diş hekimi sayesinde fırsata çevirmek ve modaya uygun bir diş estetiği yaptırmak da mümkün.

Röportaj: Ecem Saral Fotoğraf: Gökhan Celaloğlu

2021 yılının modası doğal görünen dişler olacak

Women’s Style Türkiye: Pandemi yüzünden insanlar diş sağlığına önem vermeyi bıraktı mı?
Sonay Öztan Gökhan: Pandemi döneminde insanlar ağız diş tedavilerini maalesef yaptıramadı gerek hekimlerin yeterli çalışmaması gerekse halkın korkup tedavilerini ertelemeleri elbette ağız diş sağlığını kötü etkiledi. Aslında biz diş hekimleri normalde pandemi olmadan da son derece steril çalışmaktayız. Tüm temizlik kurallarına riayet ederiz. Bu dönemde sadece randevu saatlerinin aralıklı hasta kabulüne başlandı ve hasta yakınlarını ofise kabul edemedik. Ağız ve diş sağlığı yerinde olmaması vücut direncini düşürmekte ve virüslerin bakterilerin vücuda gitmesini kolaylaştırmakta, bu nedenle pandemi boyunca biz insanlara bunu anlatmaya çalıştık.

W.S: Bir dönem tavşan diş modası vardı, bir dönem bembeyaz dişler popülerdi. 2021 yılında diş estetiğinde bizi ne gibi yenilikler bekliyor?
S.Ö.G: Yeni dönemde bizi bekleyen diş modası en doğal olarak görünen diş. İnsanlar dişlerinin değerini daha fazla anlamış durumdalar ve dişten en az madde kaybı olup en çok estetiği sağlayan diş tedavi seçenekleri öncelik alacak. Beyazlatmalar, bonding tedavileri ve laminalar yine modasını koruyacak.

W.S: GDO’lu ürünler insanların diş kalitesini etkiliyor mu? Şu anda diş dolgusu yapılma yaşı ilkokul seviyesine indi mi? Yoksa durum daha mı vahim?
S.Ö.G: Maalesef yanlış beslenme diş sağlığı ile direkt ilgilidir. Özellikle asitli-şekerli gıdalar dişlere çok zarar veriyor. Daha okul öncesi çocuklarda süt dişlerinde birçok çürük görüyoruz. 12 yaşında ağzında daimi dişlenmesini yeni tamamlayan çocuklarda 4-6 çürük görüyoruz ki bu çok üzücü.

W.S: Dişin en büyük 4 ya da 5 düşmanı nedir?
S.Ö.G: Dişlerin en büyük düşmanları; asitli içecekler, şekerli; özellikle ağızda uzun sürede eriyen şekerleme ürünleri ve diş fırçalamamaktır. Diş sıkmak ya da dişi çok sert fırçalamak da hiç fırçalamamak kadar zararlı.

W.S: Nefesin güzel kokması için neler yemeli ya da yememeliyiz?
S.Ö.G: Nefesin güzel kokması için öncelikle dişler düzgün ve güzel fırçalanmalı, diş ipi diş arası fırçası kullanılmalıdır. Sağlıklı sebzeler yenilmeli. Özellikle meyveleri ısırarak yemek de diş sağlığında ve ağız gelişiminde önemli. Düzgün fırçalama ve bakım yapılırsa istediğiniz besini yiyebilirsiniz.

W.S: Kliniğinizi diğer standart kliniklerden ayıran özellik nedir?
S.Ö.G: Bizim klinikte gelen herkes bizim yakınımız, annemiz, babamız, kardeşimiz, çocuğumuz gibi kabul edilir ve teşhis ile tedavi esnasında da hastalara o şekilde muamele edilir. Tüm teknolojik ürünler kullanılır ve tüm malzemelerin en kalıcı olanı kullanılır. Bunlar bizim olmazsa olmazlarımız. Hastalarımız bütün olarak bakılıp istediği diş şekli ile olası gereken diş şekli şeklinde hastayla bilgilendirme yapılır. Asla para odaklı bir klinik olmadık; her zaman hasta memnuniyetini ön plana alan, tüm yenilikleri yakından takip edip kliniğimizde kullanmaktayız.

W.S: Son dönem sıklıkla gündeme gelen altın oranda diş ve ağzın önemi nedir? Orantısal bir ağız ve diş yapısı nasıl olmalıdır?
S.Ö.G: Altın oran dediğimizde kişinin yüzüne yakışan diş demektir. Kişinin yaşına, kilosuna, saç-ten rengine uygun olmalı. Gözü rahatsız edecek büyüklükte ya da küçüklükte olmamalı. Erkeklerde daha keskin köşeler tercih edilirken kadınlarda daha yuvarlak hatlar tercih edilir.