Yakışıklı, disiplinli ve başarılı… Murat Danacı ‘yı “Beni Affet” dizisi ile tanıdık. Aslında O, hem aşk insanı hem de hayallerine tutkuyla bağlı bir oyuncu.
RÖPORTAJ: Ecem Saral
PHOTO : Muhammet Kayku
STYLING: Irmak Özdener
MAKEUP & HAIR: Mesut Özuzun

Women’s Style Türkiye: Günlük dizi ile tanıdık sizi. Aslında konservatuvarı mezunusunuz. Daha öncelerden hangi projelerde karşımıza çıktınız?
Murat Danacı: “Beni Affet” dizisi ile başlayan uzun bir yolculuk bu. Tam sekiz sezon, sekiz uzun yıl. Aslında benim televizyon serüvenim biraz geç başladı. Konservatuvardan mezun olduktan sonra aynı yıl (2000 yılı) Şehir Tiyatrolarının açtığı sınavı kazandım ve burada çalışmaya başladım. Uzun bir süre, dokuz ya da on yıl boyunca televizyonda hiçbir projede oynamadım. Bu dönemde sadece tiyatro vardı. Daha sonra “Aşk Yakar”, ”Kalp Ağrısı”, “Hesaplaşma” ve daha sonra bilinmemi sağlayan ve benim için önemli bir proje olan ” Beni Affet” le devam ettim.
W.S: Oyuncular haftalık dizi sürenin uzunluğundan şikayet ederken, günlük dizinin nasıl avantajları ve dezavantajları oldu?
M.D: Ben bu günlük dizi ya da haftalık dizi algısından biraz rahatsız oluyorum sanırım. Orada çalışan, oynayan, senaristinden kamera arkasına kadar çalışan birçok insan var ve uzun meşakkatli bir iş ile başa çıkmaya çalışıyorlar. Haftada beş bölüm çekmek zorundalar. Haftalık dizi ile kıyaslandığında daha uzun bir yayın saati var. Bu nedenle, yoğun bir tempo içinde çalışmak gerekiyor. Ben uzun yıllar çalıştığım deneyimlerimden şunu söyleyebilirim ki en büyük avantajı Ankara da çalışmak olsa gerek. Zamanla ilgili büyük bir kazancınız var. Bir yerden bir yere gitmek için saatlerce yol gitmiyorsunuz. Büyük bir bölümü platoda çekiliyordu. Senaristler hemen yanı başınızdaydı. Senaryo ile ilgili bir sıkıntı yaşayınca Uzun beklemeler yoktu yani. Hemen sorunlar çözülebiliyordu. En önemlisi de ekip. Artık o kadar iyi tanıyordunuz ki birbirinizi. Sekiz sezon kimse ile tartışmadan ayrıldım. Çok güzel dostluklarım oldu. Hala devam ediyor.
W.S: Hayalinizde nasıl rollerde oynamak var? Sizi hangi rollerde görsek şaşırırız?
M.D: Bunu aslında o kadar uzun süredir soruyorum ki kendime. ”Ekran da nasıl bir rolde oynasam beni şaşırtır” diye. Sanırım komedi oynamayı çok isterdim. Tiyatroda o kadar çok oynadım ve lezzetini aldım ki ekranda da kendimi görmeyi çok isterim. Bazen ekranlarda size bir rol biçerler ve o yoldan gitmenizi isterler ve yönlendirirler. Oyuncu olarak şansın vatsa bunu kırarsın ya da sana biçtikleri rolleri oynamaya devam edersin.
W.S: Hazır 14 Şubat’ta geldi! 😊 Aşk sorusu sormadan olmaz😊 Aşk hayatınız nasıl? Murat’ın gözünden aşkın tanımı nasıl olur?
M.D: Bunu anlatmam zor sanırım. Zaman ilerledikçe, farklı farklı tecrübeler edindikçe, demlendikçe, insanın düşünceleri de gelişiyor ve farklılaşıyor her bir durum ve konuyla ilgili. Çok geriye gitmeye gerek yok bir saat öncesinde ki bende, ben olmuyorum kimi zaman. Aşk…Koşullara bağlı kalmazsınız çünkü aklın bozgunudur koşullar. Çaba ister, mücadele etmek, dinlemek ister uzun uzun, anlayabilmek ve anlatabilmek için. Sevmek için. “Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir” bir şey yüklemeden seversin. Aşk hayatım harika. Bununla ilgili uzun uzun cümleler kuramam. Ama sevdiğim herkes hayatımda. Bundan daha büyük bir mutluluk olamaz.
W.S: Bir kadında en çok etkilendiğiniz özellik(ler) nedir?
M.D: Güzel bakması, güzel konuşması, güzel dinlemesi, kendine dikkat etmesi, idealleri güzelliği, kendi olması ve daha birçok şey. Ama tüm bunları aramama gerek yok zaten:)
W.S: 2021 Projelerinizden bahseder misiniz?
M.D: Şu an için bir şey söylemek için erken sayılır. Zor bir yılı geride bıraktık. Sektör için çok zor bir yıl oldu. Sadece bizim için değil tüm iş kollarında da bu böyle. Evet bu yıl içinde başlayacak bir projem var. Ama ne zaman başlar ne olur bende bilemiyorum. Koşullar her an değişebiliyor çünkü. Tiyatroda internet ve sosyal medya üzerinden çalışmalara devam ediyoruz. Yakında şehir Tiyatrolarının Youtube kanalında gösterilecek bir projemiz olacaktır.
W.S: Tiyatro oyuncu olmak kamera karşısında avantaj mı yoksa dezavantaj mı?
M.D: Bu çok konuşulan ve tartışılan bir şey. Yıllarca Tiyatro eğitim alıyorsunuz. Sonra sahneye çıkıyorsunuz oyunlar oynuyorsunuz büyük büyük ve bir gün kamera karşısına geçimce arkadan gelen bir ses ”Biraz oyunu küçültebilir miyiz”. Benden çok daha iyi bilenler var tabii ki ama bu biraz teknik bir mesele alışması zor değil. Oyuncu kamera önünde de sahnede de oyuncudur. Bir süre sonra buna da alışma şansınız yüksek. Tiyatroda özgürlük alanınız çok fazla ama televizyonda yönetmenin görmek istediği kadarsınız. Bir oyuncu olarak en zor yanı bu olsa gerek.
Ara başlık : Dizilerin kıyaslanmasından biraz rahatsız oluyorum!