LAZER TEKNOLOJİSİNDE SON 10 YILA DAMGA VURAN İNOVASYON: FÜZYON LAZER
Prof. Dr. Reha Yavuzer: “Füzyon lazerin asıl yeniliği, teknolojilerin tek bir amaç için daha akıllı şekilde birlikte çalışması”
Lazer teknolojisinde yeni bir yaklaşımı temsil eden EXOLASE ONE’ın dünya lansmanı Türkiye’de gerçekleştirildi. René Clinic’te yapılan lansmanda, farklı erbium lazer dalga boylarını aynı anda, aynı noktaya ve tek bir ışın içerisinde ulaştıran füzyon lazer teknolojisi tanıtıldı. Üç yılı aşkın süredir üretici firmanın Ar-Ge ekibiyle birlikte çalıştıklarını dile getiren Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Reha Yavuzer, füzyon lazerin geleneksel lazer uygulamalarından ayrılan yönlerini ve estetik tıbba getirdiği yeni yaklaşımı anlattı.
“İki lazeri yan yana kullanmaktan farklı bir yaklaşım”
Geleneksel lazer uygulamalarında farklı dalga boylarının genellikle ayrı ayrı ya da ardışık olarak uygulandığını belirten Prof. Dr. Reha Yavuzer, füzyon teknolojisinin farkını şöyle anlatıyor:
“Füzyon lazer, lazer teknolojisinde yeni bir yaklaşımı temsil ediyor. Geleneksel uygulamalarda farklı dalga boyları genellikle ayrı ayrı ya da ardışık olarak uygulanırken, EXOLASE ONE ile farklı erbium lazer dalga boyları aynı anda, aynı noktaya, tek bir ışın içinde ulaşıyor. Yani bu yaklaşım, iki lazerin etkisini yalnızca yan yana getirmekle kalmıyor; dokuda yeni bir lazer-doku etkileşimi yaratmamıza olanak tanıyor. Benim için asıl yenilik tam da burada başlıyor.”
Ablatif ve non-ablatif lazer etkileri aynı teknolojik platformda
Füzyon teknolojisinin asıl gücünün sunduğu geniş tedavi yelpazesinde yattığını belirten Yavuzer, ablatif ve non-ablatif lazer etkilerinin aynı teknolojik platformda bir araya getirilebilmesinin; cilt kalitesi, doku yenilenmesi, yüzey düzensizlikleri ve yaşlanmaya bağlı farklı ihtiyaçların daha bütüncül bir şekilde ele alınmasına imkân verdiğini söylüyor.
Prof. Dr. Reha Yavuzer şöyle devam ediyor:
“Füzyon teknolojisinin asıl gücü ise bize sunduğu geniş tedavi yelpazesinde yatıyor. Ablatif ve non-ablatif lazer etkilerini aynı teknolojik platformda bir araya getirebilmek; cilt kalitesi, doku yenilenmesi, yüzey düzensizlikleri ve yaşlanmaya bağlı farklı ihtiyaçları daha bütüncül bir şekilde ele almamıza imkân veriyor. Ama belki de en önemlisi, bize şu soruyu sordurması: ‘Hangi lazeri kullanalım?’ değil, ‘Bu hastanın dokusunun bugün tam olarak neye ihtiyacı var?’”
Üç yılı aşkın süredir Ar-Ge ekibiyle birlikte çalışılıyor
EXOLASE ONE’ın bugün geldiği noktada René Clinic’in de içinde bulunduğu üç yılı aşkın bir çalışma süreci bulunuyor. Prof. Dr. Reha Yavuzer bu süreci şöyle anlatıyor:
“Bu teknolojinin bugün geldiği noktada René Clinic ve benim için ayrı bir hikâye var. Üç yılı aşkın süredir üretici firmanın Ar-Ge ekibiyle birlikte çalışarak farklı parametreleri, klinik ihtiyaçları ve hasta deneyimini birlikte değerlendirdik. Bu uzun soluklu bilimsel iş birliği, EXOLASE ONE’ın en erken erişim döneminin Türkiye’ye de gelmesinin önünü açtı. Global lansman henüz geniş çapta yapılmadan, böylesine yenilikçi bir teknolojinin Türkiye’de ve René Clinic’te kullanıma sunulması bizim için yalnızca mesleki bir adım değil, aynı zamanda ülkemiz adına da ayrı bir gurur kaynağı.”
“Daha fazla teknoloji değil, daha akıllı teknoloji birlikteliği”
Füzyon lazer teknolojisinin estetik tıbba getirdiği yeniliğin yalnızca farklı lazer etkilerinin bir araya getirilmesinden ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Reha Yavuzer, yaklaşımın özünü şöyle özetliyor:
“Füzyon lazerin estetik tıbba getirdiği gerçek yeniliğin de burada olduğuna inanıyorum: Daha fazla teknoloji değil, teknolojilerin tek bir amaç için daha akıllı şekilde birlikte çalışması.”

