Ünlü anne blogger’dan “Anneler Günü”ne özel mesaj

Ünlü anne blogger Enise Gülşah Yılmaz "Anneler Günü" için Women's Style'a özel yazdı!

“Anne” olmak, aslında dile ne kadar kolay geliyor değil mi? Ama içi doldurulamayan bir kelime bu, uçsuz bucaksız bir keşif. Her gün yeni bir şeyler öğreten kimi zaman güldüren kimi zaman ağlatan, hayatın nasıl aktığını anlamadığınız bir süreç.

“Anne ya da Ana”; bir çocuğun bakımını ömür boyu üstlenen, ona ne olursa olsun şefkatle yaklaşan kadındır. Anne olmak için illa doğurmak gerekmez, içinizde sonsuz bir sevginiz varsa ve siz bu sevginizi sorgusuz sualsiz birine adayabiliyorsanız, siz de “Annesiniz” …

Hayatın nasıl aktığını fark etmiyorsunuz dedim; Selim doğduğundan bu yana nasıl zaman geçiyor, nasıl yetişiyorum, bu çocuk ne ara bu kadar hızlı büyüyor inanın farkında değilim. Her hali, her anı bir ömre bedel, büyüdükçe güzelleştiriyor sizi, daha olgun bir kadın yapıyor, daha sabırlı, daha özverili. Bir süre sonra kendinize bile şaşırır oluyorsunuz, “vay be bunu da yaptım” evin sorumluluğu, çocuğunuzun sorumluluğu, diğer tarafta aile-arkadaş derken kaç parçaya bölünebilir diye düşünüyor insan? Ama en yorgun zamanlarınızda size kocaman sarılması-gülümsemesi, “her şeye bedel “tüm yorgunluğunuzu alan sizi tekrardan şarj eden harika bir ilaç.

O yorgun ve bitkin anlarınızda, size sarıldığında geçiyor her şey, bir an annenizin o sesleri yankılanıyor kulaklarınızda “Anne olunca anlarsın kızım” gerçekten öyle oluyor, “Anne” olunca anlıyorsunuz.

‘Anne olunca anlıyorsunuz’

Anlıyorsunuz ki: Annelerin çok kuvvetli 6. Hisleri var, size bir şey olduğunda- hastalandığınızda ilk hisseden o oluyor, ufak kaçamaklarınızın farkına varıp sizi deli gibi koruyan, kendinden bile çok seven, sizi ilmik ilmik işleyip hayata hazırlayan… Anne olunca anlıyorsunuz…

Annelik bana, çocuğunuz kendi yemeğini yiyip, tuvalet ihtiyacını giderdiğinde, Dünyanın en mutlu insanı olmayı bile öğretti. Küçük şeylerden büyük mutluluklar çıkarmayı, günde bir saat uyku ile insanın yaşayabildiğini, dudakları ateş ölçer olarak kullanmayı, birlikte emeklemeyi, gecenin bir yarısında ertesi gün yemeğini hazırlamayı, hemen hemen tüm sebze ve meyvelerin vitamin değerlerini (bu öyle hafife alınacak bir durum değil, inanın hangi yiyecekten ne kadar tüketmeli ne zaman yemeli, kaç dakika haşlamalı her şeyi) kısacası her şeyi…

Kolay değil, gelecek nesil için bir fidan yetiştiriyorsunuz, hamur gibi şekillendiriyorsunuz, siz neyi nasıl öğretirseniz o öyle biliyor, sizin doğrularınız onun doğruları olmaya başlıyor.
Sözüm buradan sadece “Anne” olanlara değil, o küçücük mucizeyi bir anne şefkati ile büyüten, Babalara-Ananelere-Babaannelere-Teyzelere.

“Anneler Gününüz Kutlu Olsun”

Enise Gülşah Yılmaz