Sosyal medya psikolojimizle oynuyor!

Yaklaşık 14 yıl önce başladı sosyal medya ile tanışıklığımız. Facebook'ta profil oluşturduğum günü hatırlıyorum da her şey çok yabancı ve üstelik gereksiz gelmişti. O zamanlar ilkokul arkadaşlarım ya da iletişimim koptuğu arkadaşlarımla yeniden dialog içinde olmanın dışında ilgi çekici görünen bir yanı yoktu. Peki ya şimdi öyle mi?

Yapılan araştırmalar, 3 saat 45 dakikamızı sosyal medyada geçirdiğimizi söylüyor. Geçen yıllar içinde değişen ne oldu da günün her anını sosyal medyada paylaşmak ve sosyal aktivitelerimizi bile sadece sosyal medyada beğeni almak için yapar hale geldik? Uzmanlar bunun nedeni olarak iyi hissetmek, sevilmek ve onaylanmak gibi ihtiyaçları gösteriyorlar.

Takdir edilme, olumlanma, onay alma, sevilme gibi arzular aşırıya kaçmadığı müddetçe elbette faydalı… Önemli olan bu ihtiyaçların belirli bir denge içerisinde tutabilmek. Bana göre sosyal medya bu terazinin dengesini bozuyor. Çünkü insanın sürekli olarak karşı taraftan onay beklemesi ilerleyen zamanlarda içinden çıkılması zor durumları beraberinde getirebiliyor.

Bunun bir sonu var mı?

Eskiden hangimiz yemek fotoğrafını internete yükleme ihtiyacı hissediyorduk? Galiba, hiçbirimiz. Şimdi ise tüm özelimizi internete yüklemeye çalışıyoruz, daha fazla “like” alabilmek adına. Bu nereye kadar böyle devam edecek, o da belli değil.

Araştırmalara göre sosyal medya hesaplarımızda aldığımız beğeniler, beynimizin ödüllendirme merkezini tetikliyor ve adeta çok para kazanmış veya büyük bir başarıya imza atmışız gibi mutlu oluyoruz. Yani bu biraz da istemsiz bir durum. Bu yüzden insanların sürekli olarak paylaşımlarda bulunmasına şaşırmamalıyız. Buna ek olarak çok beğeni alan insanın egosu onay alırken, hiç beğeni almayan insanlar ise gününü sinirli geçirebiliyor.

Kendinizle yüzleşin

Kendinize bunu yapmadan önce şunu sormalısınız, “bu veya şu kadar beğeni almam, hayatımda neleri kalıcı olarak değiştirecek ki” cevabı kendiniz verin ve onaylanma ihtiyacının ileride ne gibi bağımlılıklara yol açabileceğini düşünün. Çünkü bu ihtiyacın sonu pek de iyi değil.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, sevgiyle kalın…

Didem YENİAY
Genel Yayın Yönetmeni

didem@womensstyletr.com