Röportaj: Adnan Akçay
Women’s Style Türkiye: Müzisyen ailen gelen birisi olarak kendinizde hiç baskı hissettiniz mi?
Serenad Bayraktar: Aslında ailem ve çevrem tarafından hissettiğim ciddi bir baskı hiçbir zaman olmadı. Aksine o baskıyı yaratmamak için her zaman bana yardımcı ve destek oldular. Onlardan çok bu baskıyı ben kendim yarattım. Bazen kendi kendine yarattığım pozitif baskılar oluyordu. Bir sınava ya da bir yarışmaya girerken kendimi ve sınırlarımı zorlamam konusunda hep motive etmeye çalıştım kendimi. Bunun yararını gördüğümü söyleyebilirim.
W.S.: Codarts Üniversitesi’nde müzik yolculuğunun yanında birçok müzik ödülleriniz bulunuyor. Bunları müzik okulu açarak taçlandırmayı düşündünüz mü?
S.B.: Aslında birçok uluslararası ödüle sahip olmam sadece kariyerim için her zaman ön planda olan bir detaydı. Okul veya herhangi bir orkestrada sınavına girerken biyografimin dolu olması beni her zaman daha fazla ileriye taşıdı. Bir müzik okulu kurmak gibi bir düşüncem olmadı bu zamana kadar ama ödüllerimi evimde en sevdiğim köşede saklıyorum.


W.S.: Rotterdam’da yaşadığınızı ve eğitiminize devam ettiğinizi biliyoruz. Rotterdam’da yaşamanın size ne gibi avantajları oluyor? Türkiye’yi özlüyor musunuz mesela?
S.B.: Tabi ki Türkiye’yi çok özlüyorum fakat artık çok sık gidip geliyorum. Hollanda’ya baktığımda gerçekten uzun bir zamandır burada yaşadığım için artık kendimi buraya da ait hissediyorum. Hollanda’da yaşamamın hem kişisel hayatıma hem müzikal kimliğime inanılmaz pozitif bir katkı sağladığını söyleyebilirim. Dokuz senedir klasik müzik bölümünde okuduğum için dünya müziğine (World Music) karşı biraz önyargılıydım fakat daha yakından tanıma fırsatım olunca önyargılarım teker teker çözüldü ve aynı zamanda Jazz müziğe olan ilgim de oldukça arttı. Modern bir ülkede yaşamanın güzel faydalarından en önemlisi ise burada insanlar gerçekten sadece sanat ile besleniyorlar. Her türde her tarzda sanatı destekliyorlar. Bu da sanatçıların her anlamda özgüvenini arttırıyor.
W.S.: Youtube kanalınızda birçok yabancı şarkı seslendirmenizde var. Düet teklifleri ve romantik komedi filmleri için müzik seslendirmeleri teklifleri alıyor musunuz?
S.B.: Son olarak Uncovered albümümüz yayınlandı. Burada birçok farklı yabancı şarkı seslendirdim. Bu projemde farklı bir Serenad’ı dinleyicilerimize göstermek istedim. Şarkıların hepsi caz türüne ait olan parçalar. Bu çalışmaları çalmak ve seslendirmek yapım aşamasında inanılmaz keyifli ve büyülüydü. Henüz bir film müziği seslendirmek için teklif almadım ama güzel bir iş olacağını düşünürsem bu tarz projelerde bulunmak isterim.
W.S.: Kendi yazdığınız şarkılarınız var mı? Bunlara özel albüm çalışması yapmayı düşünüyor musunuz?
S.B.: Kendi şarkılarım elbette var. Çıkış yaptığım ilk üç şarkımın söz ve müziği bana ait. Paylaşmayı beklediğimiz ve yayınlanması için takvime aldığımız çıkacak olan şarkıların sözü ve müziği de genellikle bana ait. Hepsini tekli olarak sırayla çıkartmayı düşünüyoruz. Hepsi için şimdiden çok heyecanlı olduğumu söyleyebilirim.

W.S.: Serenad için olmazsa olmazların var mı?
S.B.: Açıkçası olmazsa olmaz dediğim pek bir şey yok. Her ortama göre kolaylıkla uyum sağlayabilirim. Sadece çalışma ortamlarında yerine göre biraz disiplinli olmayı seviyorum🌸
W.S.: “O Ses Türkiye “Yarışmasına katılmayı düşündünüz mü?
S.B.: Bir ses yarışmasına katılmayı hiçbir zaman düşünmedim açıkçası. Uzun yıllar eğitimini almış olmam benim için yeterli oldu her zaman. Ama beni daha ileriye götürebileceğine inandığım her şeye açığım, bu nedenle neden olmasın☺️
W.S.: Tarzın rock grubu solisti gibi aslında, hem tek başına ilerlemenin yanında bir grup içerisinde de şarkı söylemek ister miydin?
S.B.: Aslında şu an için kendi şarkılarımı yavaş yavaş çıkarttığım bir dönemde olduğum için yoğun olarak bunun üzerinde duruyorum. Ama tabii ki bu yıl içerisinde kendi grubum ile birlikte birçok konserde adımı rahatlıkla görebileceğinizi söyleyebilirim🌸
W.S.: “Güneye Göçelim” şarkın ile Genco Arı’nın yanında Gökhan Türkmen ile de çalıştın. Yollarınız nasıl kesişti? Projeni anlatabilir misin?
S.B.: Genco Arı ile tanışmamız gerçekten çok uzun yıllara dayanıyor. Birbirimizi tanıyorduk fakat yüz yüze tanışma fırsatımız olmamıştı. Sosyal medya üzerinden Genco ve Burcu Arı ile iletişime geçtim ve ardından görüştük ve buluştuk. Buluşunca da aramızda inanılmaz bir enerji uyumu söz konusu oldu. Bir prodüktörden daha ötesi onlar. Gerçek bir abla gerçek bir abi oldular bana💖 Gökhan Türkmen ile tanışmamız ise Burcu ve Genco Arı sayesinde oldu. Aslında biz de tamamen böyle duygular hissettiğimiz için çıktık bu yola. Yaşadığımız zor günlerde biraz olsun içimizi ferahlatsın, rahatlatsın istedik. Yoğun tempoyla başladığımız işe ve okula motivasyon şarkısı oldu Güneye Göçelim. Böylece hem yaza veda etmek hem de güzel anılarımızı hatırlayacağımız bir döneme geçiş yapmak istedik. Yapım aşamasında da şarkımızdan o kadar büyük bir enerji aldık ki şarkımıza başladıktan bir buçuk haftaya yakın bir süre sonra tamamen bitmişti.
W.S.: 2022 içinde ne gibi projeleriniz olacak, biraz ipucu verir misiniz?
S.B.: 2022 için birçok single ve güzel bir albüm planımız var, hepsini teker teker gerçekleştirmek için yoğun bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Fakat şu konuda biraz ipucu verebilirim; gelecek her şarkı için yeni yeni tarzlarda ilerleyebileceğimizi söyleyebilirim 🙂